Linux’la tanışanların en sık yaptığı 5 hata

Yazı Hakkında: pcworld sitesinde görüp Linux’a adım atmak isteyen ya da yeni adım atanlara ışık tutması için çevirmeye çalıştığım bir yazı. Hatalar ve eklemeler vardır. Affınıza sığınırım.

Özgür ve açık kaynaklı yazılımlar kullanılabilirlik olarak, eskisine nazaran, çok iyi bir yerdeler. Görsel tasarımları, kullanıcı dostu arayüzleri, güvenli ve kararlı çalışmalarıyla bilgisayar kullanmayı keyifli hale getirmeyi başarıyorlar.

Eğer siz de Linux kullanıcıları arasına katıldıysanız, bu akıllı hareketinizden ötürü tebrikler! Yüksek maliyetlerden, firma bağımlılıklarından, sonu gelmeyen kötü niyetli yazılımlardan (malware) ve daha birçok olumsuz durumdan özgür bir hayata hoşgeldiniz. Linux’la yeni tanışanların zaman zaman yaptıkları hataları siz de yapabilirsiniz.

Bu yazıda Linux’la tanıştığınızda karşılaşabileceğiniz beş özel durumu ve çözüm yollarını anlatmaya çalışacağım. Elbette bu durumlarla kesin karşılaşacaksınız diye bir şart yok. Başlarken bunların farkında olmanız yeterli.

  1. İşletim Sistemini Windows Sanmak
  2. Uzun zamandır kullandığınız bir programa alışmanız gayet normal. Eğer alıştığınız, sürekli sorunları çözmek zorunda olmaksa bunu beklemeyin. Artık bilgisayar kullanmaya alışmanız gerekecek. : )

    Ubuntu veya çıkan son Linux dağıtımları birçok kullanıcı dostu özellikleri ile rakiplerini son yıllarda geri bıraktı denilebilir. Linux ve diğer işletim sistemleri arasında kullanım olarak birçok benzerlikler bulunsa da eski alışkanlıklarınızı aramak doğru olmayacaktır.

    Tabi bu durum Linux’un zor olduğunu söyleyeceğim anlamına gelmesin. Linux kullanımı -özellikle son çıkan dağıtımlarda- hiç de zor değil. Aslında sadece alışkanlıklarınızdan farklı. Bu farklılıkları öğrenmek kısa bir zaman sürebilir. Kısa bir öğrenme eğrisi size ömür boyu kazanç sağlayacaktır.

  3. Gereksiz yere root olmak
  4. Linux ve diğer işletim sisteminin en büyük farkı Linux kullanıcılarının genellikle yönetici haklarına (root veya administrator) erişememesidir. Bu önlem güvenlik için çok önemlidir. Yönetici haklarına sadece gerektiği zaman erişerek ciddi bir koruma sağlamış olursunuz.

    Tabi bu söylediklerim sizi korkutmasın. Bazı programlar root yetkisi isteyebilir ve bu gereklidir. Gerektiği zamanda bu özelliği kullanmanın bir zararı olmayacaktır.

  5. Google’da program aramak
  6. Her Linux dağıtımı kendi paket yöneticisine sahiptir. Öncelikle kullandığınız Linux dağıtımının paket yöneticisini bulun. Örneğin Ubuntuda bu Ubuntu Yazılım Merkezi olarak adlandırılmıştır. Paket yöneticisi ile ihtiyac duyduğunuz yazılımları bulabilir ve birçoğunu özgür bir şekilde yükleyebilirsiniz. Başka yerlerde aramanıza gerek yok.

  7. Komut satırından korkmak
  8. Bu ne kadar Linux için -ve genel olarak tüm işletim sistemleri için – bir vasiyetse de birçok kullanıcı hiçbir zaman komut satırını kullanmak zorunda kalmadı. Ubuntu ya da Pardus gibi dağıtımlarda da çoğu amaç için komutlara gerek yoktur.

    Yine de komut satırından korkarak yaşamayın. Birkaç kısa komut yazmak ekranda bir yerlere tıklayarak işinizi yapmaktan daha zor değil. Hatta daha hızlı ve etkili olabilir.

  9. Çabucak pes etmek
  10. Basit bir teknolojik konu bile olsa değişmek zor olabilir. Kimse bilgisayar kullanmayı bilerek doğmuyor bunu unutmamak gerçekten önemlidir. Öğrendik ve alıştık.
    Linux ile de aynı olacak. Alışık olduğunuzdan farklı hissedebilirsiniz ama bu zor ya da kötü olduğu anlamına gelmez, sadece farklı! Biraz sabredip devam edin, önce diğer işletim sistemlerinden çok zor olmadığını fark edersiniz. Biraz daha kaldığınızda Linuxda işlerinizi çok daha rahat yaptığınızı görürsünüz. En sonunda artık geri dönmeyi düşünemezsiniz bile.

    “Dikkatsizce yapılan değişim tehlikelidir; fakat asıl tehlike kör muhafazakarlıktır.” Henry George

    Kaynak:http://www.pcworld.com/businesscenter/article/207739/top_5_mistakes_made_by_linux_firsttimers.html?tk=rel_news

    27 Ocak 2011

    Posted In: linux öğrenmek istiyorum, linuxla tanışma, Nereden başlamalı, windowstan linux'a geçiş

“Your Brain on the Internet”

You have to be somebody, before you can share yourself (Jaron Lanier). 140 karakter (twitter) çağında blog yazılmaz, yazılsa da okunmaz. Okunsa da şanslıysanız bir iki satırı ya okunur ya okunmaz. İşte bu sebepledir ki ben diyeceğimi –ne olur olmaz diyerek- bir alıntı aracılığıyla ilk 68 karakterde dedim. Twitter nesli burada okumayı bırakıp başka bir gadget okumaya ya da başka mecralara akmaya başlayabilir, biz kalanlarla devam edelim.

26 Ocak 2011

Posted In: Genel, Gezegen, internet, social networks

Pardus 2011 Sitesi

Ozgurlukicin forumlarında bir yere yazmıştır hafif geliştirip bir de bloga yazmak istedim. 2011 versiyonu ile birlikte inşallah Pardus sitesi de daha iyi bir hal alır.

Pardus sitesiyle ilgili bana göre bir kaç eksiklik var:

1- http://pardus.org.tr/tanitin/ sayfasında eski bannerlar var yenileri isteriz :)

2- http://pardus.org.tr/kilavuz/ kurulum kılavuzunda şuraya gidin şunu okuyun, şuraya gidin bunu yapın yazıyor. Hepsi tek bir sayfada olmalı, kullanıcının dikkati ve ilgisi azalmadan iş tek bir sayfada halledilmeli gerekirse görsel kullanılmalı.

3- http://pardus.org.tr/eng/ ve Türkçe anasayfaya girdiğimde dikkatimi çeken şöyle bir şey oldu; bu sayfalar Pardus'un ne olduğunu bilen kullanıcılar için hazırlanmış! Pardus ile ilk kez karşılaşacak kullanıcı sayfaya geldiğinde pardus'un ne olduğu konusunda bir bilgilendirme olmalı, adam bir yerden pardus kelimesini duyup Google üzerinden bu siteye geldiğinde başka yerlere bakmadan önce anasayfaya bakıp bir fikir edinebilmeli.

4- Hizmetler sayfası yoksa linkini koymaya gerek yok bence. Olmayan bir sayfanın bağlantısını koymak sitenin bitmediği imajını doğurur, daha sitesi bile bitmemiş imajı dağıtımın imajını kötü etkileyebilir. Böyle bir iki link daha var.

5- Açık kaynak nedir, ücretsiz ve özgür olması neden daha iyi bu tarz bilgiler olmalı. Hakkında sayfasında bu tarz bilgiler biraz var ama şöyle bir sıkıntı var bunlar yeni kullanıcı için biraz ağır gelebilir daha sadece bir kaç cümleden oluşan, özgür çünkü şöyle ücretsiz çünkü şöyle, tübitak yapıyor çünkü böyle diyip ondan sonra merak eden olursa başka sayfalara yönlendirme yapılabilir. Öncelik bilgisi az olan yaşı küçük ya da linux ile alakası olmayan bir hevesle siteye gelmiş kullanıcıya bir fikir verip, dağımı denettirmek olmalı.

Ubuntu sitesinin rotator kısmının altında kalan bilgilendirme kısmı güzel bir örnek olabilir. Hatta komple siteyi örnek almakta fayda var, indirme sayfası bilgi sayfaları çok yerinde olmuş.

Elbette bunlar benim kişisel önerilerim, bu işin uzmanı değilim sadece yeni bir kullanıcı gözüyle siteye bakmaya çalıştığımda gördüğüm eksiklikler bunlardı.

Saygılar

22 Ocak 2011

Posted In: linux, pardus

Eclipse ADT-Plugin Sorunu

Merhaba arkadaşlar. Bugünkü konumuz erişim sorunları arasında nasıl Android ADT-Plugini yükleyebiliriz olacak. Plugini yüklemek çok basit. İşe bu plugini indirmekle başlayın.  Daha sonra Help-İnstall New Software yolunu izleyin ve gelen pencerede Archive butonuna tıklayın. İndirdiğiniz zip dosyasının bulunduğu yeri seçin ve onaylayın. Bundan sonra 2-3 ufak tıklamayla ADT-Plugininiz sizinle.

20 Ocak 2011

Posted In: android, Gezegen

Pardus Kullanıcı Grup Toplantısı Yapıldı

Soğuk bir Ocak akşamında (dün) Beşiktaş’taki Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Pardus’un arkasından konuştuk, tüm konuştuklarımızın ve yaptıklarımızın kaydedildiğini umursamadan…Pardus’un, kullanıcıları gözündeki yerinin ve kullanıcı beklentilerinin tespit edilmesi açısından son derece faydalı ve pek keyifli bir oturum oldu. Toplantıda, Pardus’a başlama ve kullanma sebeplerimizden, yapısı, sağladıkları, sağlayamadıkları ve yaygınlaştırılmasına kadar pek çok konuda konuştuk. Öyle hissettim […]

16 Ocak 2011

Posted In: 1680 x 1050, 1680x1050, Araştırma, Bahçeşehir, Duvar Kağıdı, firefox, Fluxbox, Gnome, Görsel, İletişim, kde, Kde4, Kullanıcı Deneyimi, linux, Lxde, mageia, mandriva, Oturum, pardus, Paylaşım, Sohbet, Toplantı, ubuntu, Üniversite, Wallpaper, Xfce

Map, Fold, Lambda ve Fonksiyonel Programlama Üzerine

Giriş

Son 5 aydır eski adı ile PLT-Scheme, yeni adı ile Racket kullanarak problemler çözüyor ve fonksiyonel programlamanın güzelliklerini görüyoruz . Her programcının hayatının belli bir bölümünü fonksiyonel programlama ile geçirmesi gerçek anlamda çok yararlı oluyor ve düşünce yapısını değiştiriyor. Bu konu farklı bir blog girdisinin konusu olacağı için konuya fazla eğilmeden başlıkta da belirttiğim şeyler hakkında bir şeyler karalamayı planlıyorum.

Bu blog girdisinde map, fold ve lambda’nın ne olduğuna ve nasıl çalıştığına değinip, bunları kullanarak çözülebilecek güzel bir problem yazacağım. Bahsedilen fonksiyonlar birçok programlama dillerinde mevcut ve hepsinin altında yatan mantık aynı. Yazının daha rahat anlaşılır olabilmesi adına Racket’in sözdizimine değinmek yararlı olacak. Genel olarak Racket’a giriş, high-order fonksiyonların tanımı üzerine yoğunlaşan bir yazı olacak.

(Kodların renklendirilmemesinden ötürükusura bakmayınız. Anladığım kadarıyla WordPress Racket için kod renklendirmesi desteklemiyor)

Racket, infix prefix notation diye tabir edilen, prosedürlerin önce geldiği, sonrasında parametrelerin yer aldığı bol parantezli bir dil. Tipik bir toplama işlemi

(+ 2 3)
(+ 2 3 4 5 6)

şeklinde yapılıyor. Burada +, iki veya daha çok sayı cinsinden parametre alabilen ve sayıların toplamını döndüren bir fonksiyon. Tıpkı matametikte olduğu gibi, iç içe geçmiş fonksiyonlar da yazabiliyoruz. 3 4 ve 5 sayılarını toplayıp, sonrasında elde edilen rakamı 2 ile çarpmak istersek;

(* 2 (+ 3 4 5))

yazmamız yeterli olacaktır. Bir fonksiyon tanımlamayı define prosedürü ile yapıyoruz. iki parametre alan ve bunları birbiri ile çarpan basit bir fonksiyonu aşağıdaki gibi tanımlayabiliriz.


(define (carp bir iki)

(* bir iki))

Daha fazlası için How to Design Programs kitabını okuyabilirsiniz. Şimdilik bu kadar işimizi görecek.

Lambda

Yukarıda, bir fonksiyon tanımladık ve buna bir isim verdik. Ancak her fonksiyona bir isim vermek zorunda mıyız? Hayır. Lambda bu noktada işimize yarıyor. Lambda’yı bize bir fonksiyon döndüren anonim bir fonksiyon olarak adlandırabiliriz. Örneğin bir parametre alan ve bunun karesini döndüren bir fonksiyon elde etmek istiyorsak


(lambda (x) (sqr x))

yazmamız yeterli olacaktır. Bu yukarıda yaptığımız toplama işlemindeki gibi kullanabiliriz. Hatırlayın, prosedürler önce ve parametreler sonra geliyor. Eğer lambda bize bir fonksiyon döndürüyorsa, bu fonksiyonu direkt olarak çağırabilir ve işimizi halledebiliriz. Öyleyse;

((lambda (x) (sqr x)) 2)

bize 4 sonucunu verecektir. Lambda, high-order fonksiyonları kullanırken çok işimize yarayacak. Devam etmeden önce bildiğiniz bir programlama dilini kullanarak bunun üzerinde biraz pratik yapmanız yararlı olacaktır.

High-Order Functions

High-order fonksiyonlar, genel olarak, en azından parametre olarak bir fonksiyon alan veya çıktı olarak bir fonksiyon döndüren fonksiyonlardır. Fonksiyonumuz bir veri almak yerine, bir fonksiyon alabilir ve bununla harikalar yaratabiliriz. İşte Racket’taki map, foldr, foldl, filter gibi fonksiyonlar bu kategoriye girer. Diğer programlama dillerinde de map, fold ve filter mevcut.

High-order fonksiyonlar, listeleri işlemede bize büyük kolaylıklar sağlıyor.  Map, listedeki her eleman üzerinde işlem yaparak, işlem sonrasında çıkan sonucu bir liste halinde döndürür. Filter ise, her eleman üzerinde işlem yaparak, bizim belirttiğimiz kurallara uyan liste elemanlarını seçip, bir liste döndürüyor. Adından da anlaşılacağı gibi, belli bir koşula bağlı olarak liste elemanlarını filtreliyor.

Biraz daha açacak olursak. Map, kendisine ilk parametre olarak, tek bir parametre kabul eden ve sonuçta bir şey döndüren bir fonksiyon alıyor, ikinci parametre olarak da üzerinde bu fonksiyonun uygulanacağı liste alıyor. Sonrasında, listenin her elemanını teker teker alıp, o fonksiyona parametre olarak veriyor, fonksiyondan dönen sonucu yeni bir liste halinde bize sunuyor. Listedeki her sayıyı bir arttıran bir map ifadesi şu şekilde yazabiliriz;


(map (lambda (parametre) (+ 1 parametre)) (list 1 2 3 4 5))

Burada dikkatinizi lambda’ya çekmek istiyorum. Map ilk parametre olarak bir fonksiyon alıyor demiştik. Bu fonksiyonu dışarıda bir yerde tanımlamak yerine, lambda ile o fonksiyonu oluşturduk ve map’e parametre olarak verdik. İstersek listedeki her elemanın karesini de şu şekilde alabilirdik;


(map sqr (list 1 2 3 4 5))

Sqr fonksiyonu, bir parametre alan ve sonucunda o sayının karesini döndüren bir fonksiyondur. Burada lambda’nın ve map’in ne iş yaptığını daha iyi görebileceğinizi umuyorum. Genellikle high-order fonksiyonları kullanırken fonksiyonlar dışarıda tanımlanmaz ve lambda ile hızlı bir biçimde işlem yapılır.

Filter da map ile aynı mantıkta çalışıyor ancak kendisine parametre olarak aldığı fonksiyonun boolean bir veri, yani doğru veya yanlış döndürmesini bekler. Bunu her liste elemanının kontrolünü sağlıyor gibi düşünebiliriz. Eğer o liste elemanı fonksiyona giriyor, ve sonucunda True dönüyor ise, o eleman çıktıdaki listede yer alacaktır. (1 3 4 5 7 88) listesindeki 4ten büyük elemanları almak için aşağıdaki kodu kullanabiliriz.


(filter (lambda (x) (> x 4)) (list 1 3 4 5 7 88))



Tekrar hatırlatmak isterim. Listedeki her eleman sıra ile fonksiyona parametre olarak gönderiliyor, eğer fonksiyondan dönen sonuç True ise, sonrasında döndürülecek olan listeye ekleniyor, değilse zaten listede yer almıyor.

Fold, map ve filter’dan biraz daha karışık. Map gibi birinci parametre olarak fonksiyon alıyor ancak bu fonksiyon iki parametreli. Sonraki parametre olarak iterasyona başlamak için bir veri, ve en son olarak da üzerinde işlem yapacağı listeyi alıyor. Tipik bir foldr prosedürü şu şekilde;


(foldr (lambda (x y) (* x y)) 1 (list 2 3 4 5))

Foldr, listenin sağından başlayarak işlem yapıyor ve akümülatif çalışıyor. Buradaki mantık şu. Listeyi işlerken, fold’a verdiğimiz fonksiyonun ilk parametresi, yani buradaki “x”, her zaman listenin elemanları, “y” ise bir önceki fonksiyon çağrısından dönen sonuç. Listeyi işlemeye başlarken, fonksiyonun ilk çağrılışında, daha önce bir fonksiyon çağrısı olmadığı ve sonuç dönmediği için, “y” parametresi, fold’a verdiğimiz ikinci parametre oluyor. Yani fold başlarken, “x” 5, “y” 1 değerini alıyor ve fonksiyona giriyor. Bu fonksiyon da her iki değeri çağırıp “5” sonucunu döndürüyor. Şimdi sıra listenin ikinci elemanında. “x” parametresi 4 değerini alıyor, bir önceki çağrıdan gelen 5 sonucu da “y” değeri oluyor. İkisi çarpılıyor ve 20 sonucu çıkıyor. Sıra üçüncü elemanda. “x” 3 değerini alıyor, “y” 20 değerini alıyor ve çarpılarak sonuç 60 çıkıyor. Ve sıra geldi son elemana. Son “x” 2 değerini alırken “y” 60 değerini alıyor ve foldr fonksiyonumuz 120 değerini döndürüyor.

Basit olarak lambda, map, filter ve fold bu işlere yarıyor. Geliştirip daha farklı şeyler yapmak pratikle kazanılabilecek bir şey. Kullanım alanında sınır mevcut değil. Örnek olarak, map içerisinde fold kullanıp, çıkan sonucu filtreleyebilir ve oradan dönen liste üzerinde de işlem yapabiliriz. Bu noktada “sky is the limit” :)

Soru

Elimizde içerisinde sayı listesi barındıran bir liste olsun. Örneğin ((1 2) (3) (4 5)). Tasarlayacağımız fonksiyon da bu listeyi alıp, kartezyen çarpımlarını yine sayı listesi barındıran bir liste halinde döndürsün. Yani fonksiyonumuza ((1 2) (3) (4 5)) verdiğimizde bize ((1 3 4) (1 3 5) (2 3 4) (2 3 5)) döndürmeli.

Lakin burada bazı kısıtlamalar var. Tasarlayacağımız fonksiyon sadece map, filter, fold kullanabilir ve fonksiyonun gövdesinde “if, else” gibi ifadeler kullanmamamız gerekiyor. Sadece, high-order fonksiyonlara verdiğimiz fonksiyonlar içerisinde (lambda) “if, else” kullanabiliriz. Mümkünse google’da benzer sorular için aramayın, üzerinde düşünmek gerçekten güzel bir beyin jimnastiği oluyor.

Bunu istediğiniz programlama dilinde çözebilirsiniz. Ben Racket’da yorumları silersek normalde 12 satır, biraz sıkıştırırsak 8 satırda çözdüm ve high-order fonksiyonlar konusunda çok pratiğim olmadığı için yaklaşık olarak 2 saat vaktimi aldı. Sonuçta gayet iyi bir pratik oldu tabi. Çözdüğünüz zaman yorum olarak girmenizi gerçekten isterim. Yaklaşım ve düşünce farklarını görmek ve bunun üzerinde tartışmak yararlı olacaktır.

Her listeden bir eleman, ve küçük parçalara ayırın da ipucunuz olsun :)


16 Ocak 2011

Posted In: Linux Gezegeni, Oi-gezegeni, Pardus-gezegeni

Acemi Penguenlerin Bilmesi Gereken 11 Komut

Yazı Hakkında: computerworld sitesinde görüp Linux’a adım atmak isteyen ya da yeni adım atanlara ışık tutması için çevirmeye çalıştığım bir yazı. Hatalar ve eklemeler vardır.

Siz istemediğiniz müddetçe Linux’da komut yazmak zorunda değilsiniz. Kullanıcı dostu görsel arayüzleri sayesinde Linux dağıtımları her türlü işi basitleştirmiş durumda.

Buna karşın Linux dünyasında komut satırı hala etkisini ve gücünü sürdürüyor. Menülerde gezinip doğru seçeneği aramaktansa komutlarla işinizi doğrudan ve kolaylıkla yapmanız mümkün.

Komut satırı yeni gelenler için korkutucu gözükse de bu, yeni gelenlerin en sık düştüyğü hatalardan birisi. Bu sebepten şu 11 komuta şöyle bir göz atıp öğrenmeniz bu işin hiç de korkutucu olmadığını gösterecektir.

  1. man
  2. man komutu ile başlıyorum çünkü birçok yönden önemli bir komut.
    Bu komutu başka bir komutun ne işe yaradığını öğrenmek için kullanırız.
    “man” komutu “manual”(kitapçık) kelimesinden gelmekte olup bilgi edinmek istediğimiz komutun nasıl kullanıldığı ve komutun ne işe yaradığı gibi bilgilerin olduğu kitapçık sayfalarını görmemizi sağlar. Anlayamadığınız bir komutun ne işe yaradığını ya da hangi seçenek ve parametreleri alabildiği genel kullanım biçimi gibi bilgilere man komutu ile ulaşabilirsiniz.
    Kullanımı:
    man bilgi almak istediğiniz diğer komut.
    Örnek:
    man ls

  3. ls
  4. Diğer bir önemli komutumuz ise bulunduğunuz dizindeki içeriği gösteren ls komutu. kullanımı gayet basit. Komut satırına ls yazıp enter tuşuna basmanız yeterli bulunduğunuz dizindeki tüm dosya ve klasörler görüntülenecektir. ls ile ilgili daha geniş bilgi almak için man ls yazabilirsiniz.

  5. pwd
  6. O anda hangi dizinde bulunduğunuzu mu merak ediyorsunuz? pwd yazıp enter’a basmak yeterli hangi dizinde olduğunuz görüntülenecektir. Şayet şu şekilde bir çıktı alırsanız:
    “~/desktop.”
    buradaki ~ işareti sizin ev dizininde olduğunuz anlamına gelir.

  7. cd
  8. Başka bir dizine geçmek için kulandığımız komut ise cd. Masaüstü dizinine mi geçmek istediniz
    cd Masaüstü yazıp o dizine erişebilirsiniz. Ayrıca cd .. komutu ile de bir üst dizine geçebilirsiniz.

  9. mkdir
  10. Yeni bir dizin(klasör) oluşturmanızı sağlayan komutumuz. Resimler adında bir klasör oluşturmak için
    mkdir resimler yazmalısınız.

  11. find ve locate
  12. Her zaman bir dosya aramaya ihtiyaç duyarız. find dosya_adı veya locate dosya_adı şekilde arama yapabiliriz. Bulunduğumuz dizinde arama yapılacaktır.

  13. cp
  14. Bilgisayar dünyasını kopyala olmadan düşünemiyorum : ) cp dosyaları kopyalamızı sağlar. Kullanımı:
    cp kopyalanacak_dosya kopyalanacağı_dizin
    örnek:
    cp /home/ahmet/yapılacaklar.txt /home/ahmet/masaüstü

  15. mv
  16. mv komutu ile dosyaların adlarını değiştirebilir ya da başka bir dizine taşıyabilirsiniz. Kullanımı:
    mv kediler köpekler
    mv kediler ~/Masaüstü

  17. more
  18. İstediğiniz bir dosyanın içeriğini sayfa sayfa görüntülemenizi sağlar. more yapılacaklar.txt gibi

  19. killall
  20. Durdurmak isteyip te durduramadığınız bir komutu/programı bu komut ile anında durdurabilirsiniz. Kullanımı
    killall program/komut adı
    örnek:
    killall firefox
    Neyi durdurduğunuza dikkat!…

  21. sudo su
  22. Linux’u güvenli kılan özelliklerin başında kullanıcıların hiçbir yönetici hakkına sahip olmaması gelir. Böylece basit kullanıcı haklarıyla çalışan zararlı yazılımlar bile sisteme zarar veremez. Ama zaman zaman sistemin bazı bölgelerine yönetici hakları ile erişmek isteriz işte sadece böyle zamanlarda kullanmamız gereken bir komut sudo su. Bu komutu verdikten sonra şifre sorulacaktır. Siz şifrenizi yazarken hiçbir * karakteri vb. işaret çıkmaz siz parolanızı yazıp enter’a basın. Parolanız doğruysa artık yönetici haklarına sahip olarak işlemleri yapabilirsiniz. Bazı komutları çalıştırmadan önce bu komutu vermemiz gerekir.

Bu bilgilerin yanı sıra şu siteleri de aklınızın bir kenarına yazmanızda fayda var. Ubuntu’nun yardım sayfası Linux’un başlangıç rehberi Pardus’un konsol wiki sayfası ve emektar belgeler sitesinin Temel Linux Komutları sayfasını komutlar ile ilgili detaylı bilgi almak için kullanabilirsiniz.

Komutlara bir alıştınız mı müzikleri bile komutla dinlemeye başlayacağınıza eminim : )

Güncelleme: yönetici hakları için sudo su komutu ubuntu için geçerlidir. Diğerleri için tarakbumba’nın yorumuna bakabilirsiniz.

Kaynak:
http://www.computerworld.com/s/article/9202538/12_Commands_Every_Linux_Newbie_Should_Learn?taxonomyId=89&pageNumber=2

5 Ocak 2011

Posted In: Nereden başlamalı

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com