Sansure Karsi Ortak Deklarasyon

Türkiye’de 10 bine yakın internet sitesine uygulanan ve gittikçe genişleyen sansür uygulamalarına karşı, aralarında Linux Kullanıcıları Derneği’nin de bulunduğu 30 sivil toplum örgütü ortak deklarasyon yayımladı.

Saat 12:00′da yayımlanan bildiride, uygulanan sansürün Anayasa’ya aykırı, orantısız ve keyfi olduğu savunularak bir an önce durdurulması istendi. Bildiride, sansüre baz olarak kullanılan 5651 sayılı muğlak ‘internet yasası’nın da kaldırılması talep edildi.

Bildiri metninde, “çocukların zararlı içerikten korunması” niyetiyle uygulanan engellerin yetişkinlerin haklarını ihlal etmemesi ve çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatma amacıyla kullanılmaması gerektiği belirtildi.

Bildirinin tam metni şöyle:

“Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez


1. Internet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.
2. Türkiye’de bireylerin, kurumların, ve şirketlerin bilişim alt yapılarını istedikleri şekilde oluşturmaları ve istedikleri servislerden yararlanmaları engellenemez. Sansür ülke ekonomisine de kabul edilemez bir bedel yüklemektedir.

Hukuka Aykırı, Ölçüsüz ve Keyfi İdari İşlem Demokratik Hukuk Devletinde Kabul Edilemez


3. 03 Haziran 2010 tarihinden beri Google servislerine uygulanan dolaylı sansür Anayasa’ya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır. BTK ve TİB tarafından alınan karar ve uygulama ölçüsüz ve tutarsız bir uygulamadır. Bu konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı vurgulanmıştır. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talebi ile Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 17.06.2010 tarihinde YouTube sitesine erişim sağlayan 44 IP adresini engelleme kararı daha önce yapılan işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olduğunu ispatlanmıştır.
4. 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2010 tarihinde verdiği ek karar, yetki sorununu çözmüş bulunmakla birlikte, kullanıcıların anayasal haklarını dikkate almadığı için yanlıştır ve en kısa sürede kaldırılması gerekir.

Sansür Amaçlı Kullanılan 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır


5. Erişim engelleme hukuka aykırı içeriği engellemede yetersiz bir yöntemdir. Mevcut engelleme yöntem ve araçlarının hiçbiri hukuka aykırı olduğu veya çocuklar açısından uygun olmadığı iddia edilen içeriğe ulaşmayı engelleyecek etkili bir çözüm sunmamaktadır. Erişim engelleme ile iddia edilen suçu işleyenden ziyade tüm Internet kullanıcıları cezalandırılmaktadır. Eğer filtre kullanımı gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.
6. Ayrıca, engelleme kararları sadece hukuka aykırı olduğu iddia edilen içeriğe değil, bu sistemlerin tümünün çalıştığı tek bir alanın içeriğinde bulunan milyonlarca yasal sayfa ve dosyaya da erişimi imkânsız kılmaktadır. Bu nedenle, 5651 sayılı Kanun ve uygulaması, Anayasa’da öngörülen ve AİHM tarafından geliştirilen zorunluluk ve orantılılık testlerinin gereğini yerine getirememektedir.
7. 5651 Sayılı Kanunun uygulanması sansürle aynı kapıya çıkmaktadır. Türkiye’de mahkeme kararları ve idari engellemelerle 5000’den fazla web sitesi şu anda erişime kapatılmış bulunmaktadır. Yüzlerce web sitesi de 5651 Sayılı Kanun’un kapsamı dışında engellenmiştir. Mevcut rejimin taşıdığı esasa ve usule dair eksiklikler ifadeyi sansürleyen ve susturan bir yapı oluşturmuştur. Kanun ve uygulamasının etkileri geniştir, yalnızca ifade özgürlüğünü değil, özel yaşamın gizliliğini ve adil yargılanma hakkını da ihlâl etmektedir. Demokratik bir toplumda sansürün bu ölçüde yaygınlaşması kabul edilemez.
8. 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır. 5651 Sayılı Kanun, çocukları hukuka aykırı ve zararlı İnternet içeriğinden korumak amacıyla hazırlanmıştır. Fakat benimsenen engelleme politikası, hükümetin çocukları koruma amacının çok ötesine geçmektedir. Uygulamada yaygın olarak görünen sonuç, hukuka aykırı olmayan içeriğin ve 03 Haziran 2010’dan itibaren Google şirketinin Türkiye’den milyonlarca kişi tarafından kullanılan 40’a yakın servisine yetişkinlerin erişiminin ve bu servislerin kullanılmasının yasaklanması olmuştur.

Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri Etkilememelidir


9. Hükümet, mevcut politikası yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık, katılımcı, ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.
10. Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak hükümetin ve idarenin asli görevidir. Bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların istifa etmesi demokratik bir toplumun zorunlu sonucudur. Bu nedenle, yukarıda sayılan önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir.

Kaynak : Habertux (LKD, NTVMSNBC)

24 Haziran 2010

Posted In: Geyik ve Ben, Gezegen, Guncel ve Teknoloji

Eclipse Helios Yeniliklerle Dolu.

Eclipse bildiğimiz gibi en çok kullanılan yazılım geliştirme IDE’lerinden bir tanesi. Dünya üzerinde milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Ve yüzlerce geliştirici tarafından devamlı geliştiriliyor, açık kaynak olması nedeni ile herkes bu IDE’ye katkıda bulunabiliyor. IDE Windows, Linux ve MAC üzerinde çalışabiliyor. Eclipse sadece kişisel değil, kurumsal alanda da en çok kullanılan yazılım geliştirme araçlarından biri. Esnek […]

23 Haziran 2010

Posted In: eclipse, EMF, git, Helios, IDE, java, linux, MarketPlace, RAP, Riena, Xtext

Bazi Kullanisli Linux Komutlari

Internette linux komutlarina bakarken benim ilginc ve bir o kadar da fayali buldugum birkac komuta rasladim. Bu komutlarin isinize yarayabilecegine inaniyorum.

CD yi Iso dosya formatina cevirip diske kaydetme
dd if=/dev/cdrom of=/home/username/imaj.iso
cdrom`un iso sunu /home/username/ klasorunun icerisinde olusturur

Low Level Format atma
cat /dev/zero/ /dev/hdx/

ya da

if=/dev/zero of=/dev/hdx/

hdx harddiskimizin hangi bolumune format atacagimiza gore degiskenlik gosteriyor

20 Haziran 2010

Posted In: Gezegen, linux

Evde Vuvuzela Yapımı

Evde Vuvuzela Yapımı

Daha önce tortelini ve donut hamuru açmada kullandığım Dizayn Oxy Plus kombi borusundan bu defa vuvuzela yapmaya karar verdim. Geçen sene doğal gaz dönüşümünden kalan borulardan 25×4.2 mm yazan 50 ve 75 cm lik uzunlukta olanlarından 2 tane seçtim.

Borunun 2 cm lik ucundan alüminyum tabakaya kadar birinci katı kestim. Isıtıp tahta kaşık ile birazcık genişlettim. Isıtma hem üst katın alüminyum tabakadan ayrılmasını sağlıyor hem de boruyu kola şişesini tutacak kadar genişletmiş oluyoruz. Kesilmiş kısmı ısıtrak çıkarın bıçakla kesmeye çalışmayın. Aksi takdirde elinizi kesme olasılığınız var. Birinciyi yaparken kesdim de ondan biliyorum. Litrelik kola şişesinin ağzı 1-2 mm kadar geniş. Boruyu genişletmek veya şişe ağzını daraltmak gerekiyor.

Gece vakti komşular ayağa kalkmasın diye fazla deneme yapamadım ama sonuçta aynı iğrenç ses. Vuvuzela.ogg


13 Haziran 2010

Posted In: Gezegen

Project Voldemort

Üniversitede bilgisayar mühendisliği okuyup da veritabanları dersini almayan yoktur. Veritabanı dersinde bize ilk öğretilen şey "normalization" oldu, dediler ki :

  • Aman tablolarda tekrar eden bilgiler olmasın. (Primary Keys, unique constraints)
  • Sakın farklı yapıdaki bilgileri getirip aynı tabloya koyma. Herbir farklı yapı için ayrı bir tablo oluşturmaya özen göster.
  • Müşterinin adres bilgilerini Adres tablosuna, sipariş bilgilerini Siparis tablosuna, kişisel bigilerini Musteri tablosuna koy. Denizli'den sipariş veren 30 yaşından küçük müşterileri bulmak için Adres, Sirapis ve Musteri tablolarını çarp (join dediğimiz olay da sonuçta tabloların bir çarpımıdır), işte sana istediğin bilgi.

Bu yöntem yıllarca bilişim sektörünü idare etti. Hala birçok alanda idare etmeye devam ediyor. Bugün Oracle olmasaydı ne yapardık :D Artan ihtiyaçları karşılamak için günümüzde uyguladığımız yöntem, eğer bütçe yeterli ise Oracle'ı çalıştıracak daha güçlü bir makina satın almak oluyor. İşlemci gücünü artırmak için her ihtiyaçta daha güçlü bir makinaya taşınmak gün gelir çözüm olmaktan çıkar. Bu tür durumlarda iş gücünü birden fazla sunucuya dağıtmak gereklidir. İlişkisel veritabanları dağıtık ortamlarda (distributed) beklenen performansı veremeyebilirler, çünkü network üzerinde farklı makinalarda olan sunucular arasında basit bir SQL join'i çalıştırmak çok güçtür.

Web 2.0 ile beraber internet kullanıcılarının içerik paylaşması internet sitelerinin işlemesi gereken bilgiyi inanılmaz derecede artırdı. Bunun en çarpıcı örneği Twitter. Twitter aracılığı ile gönderilen tweet sayısı günde 50 milyon'a ulaşmış durumda. (Saniyede yaklaşık 600 tweet) Depolanan veri miktarı arttıkça bu verileri bölümleyip (partition) birden fazla yerde saklama ihtiyacı ortaya çıkıyor. Milyonlarca kayıt barındırıdan ve farklı disklerde olan tablolar ile yapılan join işlemleri uygulamaların okuma (read) performansını olumsuz etkilediği için NoSQL depolama sistemleri geliştirilmiştir. NoSQL sistemler, RDBMS'lere göre veriyi daha hızlı işlerler, okuma ve yazma performansları RMDBMS'lere göre çok daha iyidir. Bunun diğer bir sebebi de RDBMS'lerin ACID (atomicity, consistency, isolation, durability) kısıtlarını yerine getirmek zorunda olmaları ve bunun için ekstra işlemler yapmak zorunda kalmalarıdır. NoSQL depolama sistemleri RDBMS'leri ortadan kaldırmayacak fakat bazı uygun projelerde RDBMS'lerin yerini alacak gibi gözüküyor.

Bu yazıda LinkedIn'in kullandığı ve duyurduğu bir proje olan Project Voldemort'tan bahsedeceğim. LinkedIn, iş dünyasının facebook'u olarak biliniyor. SSS sayfasında söyledikleri doğruysa 8 Nisan 2010 itibari ile 65 milyon üyesi varmış. 65 milyon üyenin birbirleri ile olan bağlantılarını, iş tecrüblerini, oluşturdukları profesyonel grupları hesaba katınca ortaya inanılmaz boyutlarda bir veri çıkıyor. LinkedIn mühendisleri (eminin onların bizlerden bir farkı yok :D ) bu kadar çok veriyi saklamak ve işlemek için Amazon'un Dynamo'sundan ve memcached'den esinlenerek Voldemort'u yazmaya karar vermişler. Böyle güzel bir projenin ismi neden Voldemort olur onu da anlamış değilim. Bknz : Lord Voldemort

Project Voldemort'un ne olduğunu kısaca şöyle açıklayabiliriz:

  • Dağıtık (distributed) bir sistemdir. Veriler birden fazla lokasyona dağıtılmış saklanabilir.
  • Verilere erişim aynı bir Hashtable'a erişim gibi key'ler ile yapılır. SQL gibi bir sorgulama dili desteklemez.
  • Verileri diske yazar. Sistemin kapatılıp açılması verilerin kaybolmasına sebeb olmaz.

Projesinin ana sayfasında yazan Voldemort'un ne olduğunu anlatan maddeler ise şöyle:

  1. Veriler otomatik olarak sunucu grubundaki diğer makinalara kopyalanır(replicated)
  2. Veriler otomatik olarak bölümlenir (partitioned). İstediğin bir veriyi bulmak için bütün makinalar aranmaz, sadece tek bir makinaya bakarak veriler bulunabilir.
  3. Sunucu grubu içindeki bir sunucunun kapanmasından uygulama etkilenmez.
  4. Veri bütünlüğünü sağlamak için veriler versiyonlanır.
  5. Her bir sunucu diğer sunuculardan bağımsızdır. Single Point Of Failure (bunun türkçe karşılığını bulamadım. Kendim birşey uydurayım dedim beceremedim) SPOF yoktur.
  6. Basit bir arayüzü vardır. SQL desteklemez. Join'leri kod içinde sizin yapmanız gerekir.
    value = store.get(key)
    store.put(key, value)
    store.delete(key)
  7. Verileri diskte depolarken ön belliğinden, disk okuması yapmadan, verilere erişim sağlar. Ayrıca bir caching katmanı kullanmaya gerek kalmaz.
  8. Bu çok hoşuma gitti : Verileri depolama katmanı taklit edilebilir(mockable). Unit testler sadece hafızada çalışan bir Voldemort instance ile yapılabilir.

Bu projeyi deneme fırsatım olmadı. En kısa zamanda kurup örnek bir projede kullanıp, izlenimlerimi bu sayfalarda paylaşacağım. Buraya kadar okuduklarınız ilginizi çektiyse projenin sayfasına gidip daha detaylı bilgiye erişebilirsiniz.

7 Haziran 2010

Posted In: Gezegen, nosql, voldemort

Internete Sansure Hayir

Daha youtube sansurunun neden oldugunun tam sebepleri ortaya cikmadan simdiden pes dedirtecek bir gelisme daha ortaya cikti. Artik Google in da bazi sistemlerine erisemeyecegiz. Sansurunde bu kadarina pes dogrusu. Yapilanlar neden yapiliyor bilinmez ama internete sansur konusunda Cin`e cok guclu bir rakip oldugumuz kesin. Bizler internete sansur istemiyoruz. Eger sansur yapilmasi gereken bir durum varsa kullanicilar zaten kendi sansurlerini yaparlar. Bu sekilde iletisim ve erisim ozgurlugunun kisitlanmasina hic gerek yok...
Erisemeyeceginiz ya da erisirken gucluk yasayacaginiz bazi servisler...

  • Google web sitesine erişimde sorun yaşanması
  • Reklam vb. analiz verisi için web sitelerinde Google Analytics, Google Maps gibi Google uygulamalarını kullanan portal veya web sitelerine erişimlerin yavaşlaması
  • Google Toolbar yüklü bilgisayarlarda bazı sitelere yavaş erişme
  • Web sitelerin dahilinde "google search" kullanan alan adlarına erişimde yavaşlama
  • Google uygulamalarıyla entegre ya da Google Search'e dayalı birtakım uygulamaların etkilenmesi.

4 Haziran 2010

Posted In: Geyik ve Ben, Gezegen, Guncel ve Teknoloji

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com