Pardus’a Göç Etmiş Kamu Kurumları

Takip edenlerin bildiği gibi Pardus projesi 2011 yılı sonunda teknolojik ve idari olarak sona erdirilmişti. Tübitak 2012 yılında yine Pardus adıyla  farklı bir proje geliştirmeye başladı. O yıllarda yeni projenin ilk idarecilerinin basına verdiği röportajlardan hatırladığım kadarıyla kamuda yaygın kullanım, ileri teknoloji gibi ilkelerden heyecanla bahsediliyor kulağa çok hoş geliyordu.

Aradan geçen yıllarda proje nereden nereye geldi hiç takip etmedim. Zaten artık gelinen noktada Pardus projesinin ne kadar kallavi bir teknoloji olduğunun/olmadığının bir önemi yok. Önemli olan kamu kurumlarının ve kamu idaresinin Linux ve özgür yazılımları tercih etme konusundaki iradesi. Maalesef  böyle bir irade göremedik. Tıpkı 2012 öncesinde olduğu gibi.

Ben yine de tarihe not düşme açısından BİMER aracılığı ile Tübitak'tan Pardus'a göç eden kurumların listesini istedim, gelen cevap aşağıda;


06.06.2014 tarih ve .... sayılı başvurunuz, BİMER sistemi üzerinden 
Kurumumuza yönlendirilmiş, Kurumumuz  tarafından incelenmiştir.

Pardus aşağıdaki Kamu Kurumlarında kullanılmaktadır:

- Milli Savunma Bakanlığı
- İSKİ
- Jandarma Genel Komutanlığı
- Gaziantep Halk Sağlığı Merkezi

Bu kurumlarda Pardus'a Göç yapmış toplam kullanıcı sayısı 
11 bin civarındadır.

Bilginize sunarız.

Zaten bu konu kamu idaresinin öncelikleri arasında zurnanın son deliği bile olmadığından kısa ve orta vadede pek umutlanmamak ve vatandaşların çocuğunun rızkından arttırıp ödediği vergilerin bir kısmının lisans anahtarları karşılığında ABD bankalarına aktarılmasını içimize sindirmek lazım.

17 Haziran 2014

Posted In: lkd_gezegen, Özgürlük için, pardus

Mısır İletişim Bakanlığı Açık Kaynak Yazılım Stratejisini Benimsedi

Atef Helmy
Mısır İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Atef Helmy bakanlığın özgür ve açık kaynaklı  yazılımları (FOSS) destekleme stratejisini benimsediğini duyurdu.


Helmy, yayınlanan strateji belgesinde “Özgür yazılım, temelinde yazılım kodları özgürce erişilebilen, değiştirilebilen ve dağıtılabilen bir yazılımdır” diyor ve ekliyor; Mısır’daki açık kaynak yazılım endüstrisinin gelişimi bağımsız teknolojilerin başarısına, yeni iş alanları sağlanmasına ve kamu ve özel sektör tüketicilerinin internet ve iletişim teknolojilerinden faydalanmasına yardım edecek.

Mısır’daki Açık Bilgi Vakfı (OKF) gönüllüsü Tarek Amr ise iş ve devlet kuruluşlarının açık kaynak yazılımları kullanma stratejisinin  bireylerin bu yazılımları denemesini sağlayacağını bu yolla onları cesaretlendireceğini söylüyor.

Amr bir yazılım mühendisi, ayrıca bu stratejinin devletin özgür yazılımlar sağlayan firmalardan teknoloji hizmeti satın almasına yardım edeceğini ve bunun yazılım lisansı masraflarını kısacağını ekliyor. “Açık kaynak Mısır için çok uygun, GSYH’nın büyümesini hızlandıracak, ulusal güvenlik seviyesini yükseltecek ve bireysel sermayenin gelişmesine yardım edecek ” diyor.

Bakanın açıklamasına göre, özgür yazılım stratejisini harekete geçirecek olan strateji uygulama komitesi, bakanlık danışmanları, kamu kurumları ve sivil organizasyonlar arasında süreç koordinasyonunu sağlamak üzere  Yazılım Mühendisliği Yeterlilik Merkezi (SECC) görevlendirildi.

Süreç SECC yönetiminin FOSS komitesinden uzmanları da kapsayacak ve ilgili girişim ve programları izleyecek şekilde yeniden yapılanmasını da içeriyor.

Bakanın belirttiğine göre bu stratejinin hedefleri vatandaşlara ucuz bilgi hizmetleri sunmak, kamu sektörünün şeffaflığını arttırmak, internet ve bilgi teknolojileri sektörünün gelişimini desteklemek, teknoloji çözümlerinin maliyetini düşürmek ve küçük-orta işletmeleri desteklemek olarak sıralanıyor.

2012 Yılı başlarında bir grup eylemci  hükümetin Microsoft ile 44 Milyon Dolar’lık bir anlaşma imzalamasının ardından Mısır’da açık kaynaklı yazılım kullanılması için çağrı yapmıştı.

(Çeviridir, yazının kaynağı: http://www.dailynewsegypt.com/2014/03/19/ministry-communication-adopts-open-source-software-strategy/)

20 Mart 2014

Posted In: lkd_gezegen, Özgürlük için

5651’de Değişiklik Kapıda



Toz duman arasında mecliste bir çorba kanun teklifi var ve 5651 sayılı kanun için değişiklikler içeriyor. Tam metnine http://www2.tbmm.gov.tr/d24/2/2-1928.pdf adresinden ulaşabilirsiniz, ben hızlıca göz attığımda şunları gördüm;


  • Erişim Sağlayıcıları Birliği kuruluyor ve üye olmayan erişim sağlama hizmeti veremeyecek. Tabii ki birliğin masraflarını üyeler karşılayacak.
  • Önceki erişime engelleme tabiri "alan adının", "IP adresinin" ve "içerik adresinin" engellenmesi olarak detaylandırılmış. 
  • Yer sağlayıcı trafik bilgilerini 2 yıla kadar saklamakla yükümlü olacak.
  • Ticari amaçla olmasa bile toplu internet kullanım sağlayıcılar trafik bilgilerini kaydedecek.
  • Erişimin engellenmesi belli bir süre için yapılabilecek.
  • Hakim duruşma yapmadan 24 saat içinde karar verecek.
  • Hakim zorunlu olmadıkça tüm siteye erişimi engellemeyecek, sadece ilgili içeriğin URL'si engellenecek. Yine de hakim bunu yeterli görmezse gerekçe göstererek siteyi engelleyebilecek.
  • Hakim kararını birliğe gönderecek.
  • İçerik kaldırılırsa hakimin kararı hükümsüz kalacak.
  • Kurum Başkanı ve Bakan(!) hakim gibi engelleme kararı verebilecek. 

7 Ocak 2014

Posted In: internet, lkd_gezegen, Özgürlük için

Fransız Jandarma Teşkilatı 37.000 Bilgisayarı Ubuntu’ya Taşıdı

Fransa’da ordunun bir kolu olan ve kamu güvenliğinden sorumlu Jandarma teşkilatı son yıllarda sahipli yazılımlardan kurtulma konusunda liderlik ediyor.

Teşkilat 2004 yılında Microsoft Office yerine Open Office ve ODF biçimini kullanmaya başlamıştı. Bu, 90 bin bilgisayarda Open Office kullanılması ve 20 bin MS Office lisansına ihtiyaç kalmaması anlamına geliyordu. 2006 Yılında Firefox ve Thunderbird ve 2007’de de Gimp ve VLC kullanılmaya başlandı.

Bu özgür yazılımların kullanılması elbette tasarruf sağladı ama şimdiye kadar Windows kullanılıyordu. Ancak Fransız Jandarması 2008 yılında ileri bir adım daha atarak Windows yerine Ubuntu kullanmaya karar verdi, 2011 yılında 20 bin bilgisayar Ubuntu’ya yükseltilmişti, şu anda da 37 bin Ubuntu kullanılıyor.

Teşkilat, bir sonraki yaza kadar 72 bin bilgisayarın Ubuntu’ya taşınacağını ve göçün devam edeceğini söylüyor, çünkü çok fazla tasarruf sağlıyor. Şimdiye kadar özgür yazılım kullanımında elde edilen tecrübeler de önemli.

Bu durum 26 Eylül’de Lizbon’da yapılan Evento Linux Konferansındaki (http://www.eventolinux.org) bir oturumda konu edilince ortaya çıktı.

Bu kadar büyük bir tasarruf gerçeği, nihayet Windows kullanmamaları konusunda şirketler ve organizasyonların dikkatini çekecek gibi görünüyor. Microsoft, kurumsal müşterilerindeki  ürünlerinin tekrar lisanslama ve yükseltme zamanı geldiğinde onları elinde tutmak için daha fazla savaşabilir.

Fransız Jandarma Teşkilatının bu geçişi nasıl yürüttüğü de dikkate değer. Önce işletim sistemi değiştirmeden özgür yazılımlara taşındılar. Bu sayede personel uzun süre Windows üzerinde tüm yeni iş araçlarına alıştı, böylece arkaplanda Ubuntu’ya geçiş çok daha kolay ve personel için sıradan bir durum oldu.






(Hızlıca anladığım kadarını çevirdim)
 

9 Ekim 2013

Posted In: linux, lkd_gezegen, Özgürlük için

"Eee Windows fazla oldun!" demek de lazım

Can Dündar "Eee-devlet fazla oldun!" yazısı ile devletin güvenlik birimlerinin gazetecileri nasıl izleyebildiğini bir örnekle anlatmış;

...
Bir gün polisteki bir tanıdığı arayıp “Sakıncalı şeyler yazıyorsun” demiş.
Dehşete kapılmış gazeteci...
“Ne yazıyormuşum” diye sormuş.
Telefondaki kitabı anlatmaya başlamış.
“Ama... Nerden biliyorsunuz” diye kekelemiş bizimki...
“İnternete bağlı olduğun sürece bilgisayarına girip yazdıklarını görebiliyorlar” diye izah etmiş arayan.
...


 
Bu örneğin doğru olup olmadığı değil mümkün olup olmadığı daha önemli ve teknik olarak Windows işletim sistemi kullanan herkes böyle bir tehlike ile yaşıyor. Kullanılan güvenlik yazılımlarının en babası bile Windows çekirdeğine ekleniyor, yani Windows çekirdeği ne kadarına izin verirse o kadar bilgi ile çalışıyor bu güvenlik yazılımları. Kısacası güvenlik yazılımlarının arkasına sığınmaya çalışmanın da faydası yok. (Buradan "Sizi güvenlik yazılımları değil GPL lisansı korur" diye bir slogan da çıkar ayrıca :)

Can Dündar'ın yazısında bahsettiği arkadaşı çözümü yurt dışına kaçmakta bulmuş, en azından içeri alınmam diye düşünmüş olabilir. Ama nereye kaçarsanız kaçın Windows'u açtığınız anda tehlike altındasınız demektir.

Çözüm ise çok basit, Eee Windows fazla oldun diyerek kullanmaktan vazgeçmek. Eğer bu yazıyı okuyup hala "Eee ne kullanacğım ki?, Mac mi alayım?" diye soran varsa Linux kullanıcıları olarak onlardan özür dilememiz lazım, daha çok tanıtım yapamamışız, Linux'u anlatamamışız.

Unutmayın Windows kullandığınız sürece asla güvende değilsiniz, ayrıca bu tek taraflı bir güvenlik sorunu da değil, aynı durum emniyet ve askeri birimler için de geçerli, bunu en iyi İran bilir

Bilgisayarda kendinizi tamamen güvende ve özgür hissetmenin tek yolu Linux kullanmaktır.




13 Eylül 2012

Posted In: linux, lkd_gezegen, Özgürlük için, windows

Youtube videosu eklenen SDN foruma kapatma kararı

Ülkemizdeki elektronik yasaklama uygulamasının son örneğini az önce ağzım açık okudum. Bir üyesi tarafından forumda bir youtube videosu paylaşılan SDN forum, Müyap tarafından şikayet edilmiş ve mahkeme SDN forum sunucularının kapatılmasına karar vermiş!* Evet, video Youtube sunucusunda, kapatılan SDN forum, üstelik bağlantı 15 dakikada kaldırılmış olduğu halde.

Üzerinde yorum yapabilmek için mantıklı bir şeyler aradım ama bulamadım. Umarım sanatçılar "böyle saçmalık olmaz" diyerek Müyap yönetimini uyarırlar. 


10 Mayıs 2012

Posted In: internet, lkd_gezegen, Özgürlük için

Yazsam faydası yok, yazmasam…

Sayın Bakan bazı eleştirileri yanıtlamış;


Okurken aklıma gelenleri yazayım dedim.

"Yasak söz konusu değildir. Tamamen isteğe bağlıdır."

Yıllardır mahkeme kararlarıyla genel sansür uygulanıyor, bunun adı yasak değil mi? Değil, çünkü ortada özgür bir internet olmayınca yasak kelimesinin anlamı kalmıyor. Üstelik "Bedelli askerlik" aslında "Bedelli tezkere", yani askerlik=tezkere olabildiğine göre yasak=özgürlük de olabilir, tabi tabi neden olmasın?

"...biz mahkeme kararını tanımıyoruz, internete yasak gelir mi?' diye duyarsız kalıp, mahkeme kararını uygulamayacak mıydık? Biraz insaf lazım."

Bu mahkemeler keyfi değil ilgili kanuna göre karar veriyor, bu kanunları da leylekler getirmedi ki? Kanunları çıkartıp sonra "ne yapalım mahkeme kararı" demek... biraz insaf.

''Biz ne yapacaktık; 'ey Youtube, sen istediğin gibi Atatürk'e hakaret et,... ama sonunda biz Youtube'u dize getirdik."

Malum ülkelerden birinde 17 yaşındaki bir çocuk lise arkadaşlarına hava atmak için bir video hazırlayıp paylaşıyor ve paylaştığı sitenin 70 milyona yasaklandığını öğreniyor. Bu eğlenceyi görenler acaba Türkiye'de şu siteyi de yasaklatabilir miyim diye yarışa girmeye başlıyor. X Ülkesindeki birisi suç işliyor, cezası 70 milyon insana kesiliyor, pardon dize getiriliyor.

"'Milyonlar kazanıyorsunuz, beş kuruş vermiyorsunuz, bunu yapmaya hakkınız yok, temsilciliğiniz yok' dedim"
 
Dedi ve masum vatandaşlarına zincir vurdu, kendimi rehine gibi hissetmiştim. Hadi rehine olmayı kabul ettik diyelim, Youtube, kendisi gibi yüzlerce site ile birlikte uzun yıllardır aynı şekilde çalışıyordu, beş kuruş vermedikleri hakaret videoları yayınlanınca mı akıllara geldi, bu zaafiyetin vergi kaybının hesabı kime sorulacak? Ve neden sadece Yutub'un 5 kuruşu hesap ediliyor? Ayrıca TC'de iş yapan şirket ve şahısların yurt dışındaki hosting firmalarına ödedikleri kuruşlar nasıl vergileniyor?  Youtube hakaret dolu yorumlarla dolu, onlar ne olacak?  Bu işte başka hesaplar mı var? 

Neyse, fazla kafa yorarsam sıyıracağım. Görünüşe göre TC Devleti birilerini dize getirmek için vatandaşlarını rehine olarak kullanmaya devam edecek.


Ayrıca bir zamanlar güvenli bilgisayar ve internet kullanımı için Pardus kullanılabileceği de yazılan http://guvenliinternet.org/ sitesi artık Microsoft'a emanet edilmiş durumda, reklamlar gırla gidiyor.

23 Kasım 2011

Posted In: internet, lkd_gezegen, öi_gezegen, Özgürlük için

Spor Genel Müdürlüğü Pardus’a kapılarını kapattı

Spor Genel Müdürlüğü 81 vilayette bulunan il müdürlüklerini de içerisine alan yeni bir yapılanma amacıyla tüm bilgisayar sistemlerini tek bir etki alanına (domain) dahil etme çalışmaları yürütüyor. Bu çalışma özel bir firmaya ihale yoluyla verilmiş durumda.

Ancak yapılan çalışmalar tamamen Microsoft teknolojileri kullanılarak yürütülüyor ve firma tarafından il müdürlüklerinde bulunan Pardus sistemler yerine Windows kurulması isteniyor. 81 İlde toplam 1600 civarında bilgisayar kullanılmakta.

Böylece ülke çapında teşkilatlanmış olan bir kamu kurumu adeta Pardus'a kapılarını kapatmış, gücün karanlık tarafına geçmiş oldu.

12 Eylül 2011

Posted In: lkd_gezegen, öi_gezegen, Özgürlük için, pardus, windows

QuakeCon 2011’den id Tech 4 GPL olarak çıkar mı?

John Carmack, 2005 yılındaki QuakeCon'da Call of Duty, Quake III Arena, Star Wars Jedi Academy gibi oyunların yapımında kullanılan id Tech 3 oyun motorunu GPLv2 ile dağıtacağını duyurmuş, kısa süre sonra da yayınlanan GPL kodlar ile Urban Terror, Smokin' Guns gibi özgür oyunlar yapılmıştı.

Bu yılki QuakeCon (4-7 Ağustos 2011) ise geldi çattı. Her ne kadar id Tech 4'ün wiki sayfasındaki lisans bölümünde 2011 için GPL olacağına dair doğrulanmamış bir not bulunsa da, henüz yeni yayınlanmış Brink gibi oyunlarda geliştirilmiş bir sürümü kullanılamaya devam edilen bu oyun motoru için bu notun muzip bir şaka olma olasılığı bence yüksek.

Yine de bir umut oluyor insanda, ne de olsa sözü alnmış. :)

31 Temmuz 2011

Posted In: lkd_gezegen, öi_gezegen, Oyun, Özgürlük için

Özgür görsel ve sesli iletişim için iyi bir alternatif

Bilgisayar aracılığıyla görsel ve sesli iletişim benim için şimdiye kadar önemli bir ihtiyaç olmadı. Bir ara aceleyle kullanmak zorunda kaldığımda kısa bir süre Skype kullanmıştım ve sonra kaldırdım.

Bu konu üzerine çok düşünmemiş olsam da Linux tavsiye ettiğim bazı arkadaşlarımın MS Live ağındaki bağlantıları ile görsel iletişim kuramamaktan şikayet ederek Linux kullanmadıklarını hatırlıyorum. ( Gerçi MS'un politikalarından dolayı bunun için umutlanmamak ve özgür alternatiflere bakmak gerekiyor. Bir ihtimal artık Skype ve Live ağı arasında bir köprü yaparlar. )

Bu nedenlerle bir ara kısa bir araştırma yapıp Sip Communicator adlı bir Java yazılımına ulaşmıştım. Henüz erken geliştirme aşamasında olan yazılımın yol haritası masaüstü paylaşımı, görsel ve sesli konferans, konferans kayıdı, dosya paylaşımı gibi özelliklerle doluydu.

Umarım bir gün gerçekleşir diye unuttuğum bu yazılıma yakında tekrar baktığımda, çok sevindim. Yol haritasındaki özellikleri özgürce sağlamış, güzel bir siteye sahip olmuş ve ismini Jitsi olarak değiştirmiş. Her ne kadar Beta aşamasında olsa da 1.0'a çok yakın, mutlaka deneyin ve takip edin derim. Buradan en güncel gecelik sürümü indirip dosyayı çalıştırmanız ve ev dizini altına kurmanız yeterli. Kurulum için arayüz sağlanmış.

26 Haziran 2011

Posted In: linux, lkd_gezegen, öi_gezegen, Özgürlük için

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com