Linux için F5 Ssl Vpn Client i Kurulumu ve Kullanımı

Windows için Windows Store da, android için Google Play de client i bulunan F5 Ssl VPN linux için herhangi bir repo ya katılmış gözükmüyor. Eğer siz de benim gibi linux kullanıcısı iseniz, kuruluşunuz tarafından size verilen vpn geçidi adresine firefox ile eriştiğinizde karşınıza çıkan sayfaya kullanıcı adı ve şifreniz ile giriş yapabilirsiniz.

Giriş yaptığınızda karşınıza şöyle bir sayfa çıkacak
Bu sayfada işaretli olan yerden manual olarak yüklemeyi seçip indirdiğiniz tgz uzantılı dosyayı açtığınzda
karşınıza şu dizin gelecek. Burada sağ tıklayıp terminalde açtıktan sonra;

sudo ./Install.sh 
komutu ile kurulumu başlatabilirsiniz. sadece bir kere kurayım mı diye soracak size "yes" yazıp entera basıp geçtikten sonra vpn clientiniz hazır. Kullanmak için sadece komut satırında (terminalde)

sudo f5fpc -s -t "https://sslvpnadresiniz.com"

yazarak başlatmanız

sudo f5fpc --stop 

yazarak durdurmanız mümkün olacaktır.

Detaylı bilgi için f5fpc --info yazmanız yeterli....

Kolaylıklar dilerim.

29 Ekim 2018

Posted In: F5 VPN Client, linux, ubuntu

GNU/kWindows

Son zamanlarda benzersiz bir karışım hakkında çok konuşuluyor: GNUtamamıyla özgür işletim düzeni— ve Microsoft Windows —özgürlüğü reddeden, kullanıcıyı denetleyen, gözetim düzeni. Ayrıca ortalıkta çok fazla yanlış bilgi var. Düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

Bu konuyu tartışmadan önce bazı terimleri açıklığa kavuşturmamız gerekiyor: Kullanıcılar “Linux” işletim düzeni hakkında konuştuklarında aslında Linux çekirdeği eklenmiş GNU işletim düzenine atıfta bulunurlar; biz buna GNU/Linux (ya da GNU+Linux) işletim düzeni diyoruz. Çeşitli biçimlerde GNU işletim düzenini kullanıyorsanız komut satırından tanıdık gelecek bir çok yazılım GNU yazılımıdır: bash, (g)awk, grep, ls, cat, bc, tr, gcc, emacs ve diğerleri. Linux bir çekirdektir ve işletim düzeninin yapmaya çalıştıklarını destekler: işlemleri, hafızayı, dosya düzenlerini ve daha fazlasını yönetir, çekirdeğin çeşitli eylemleri gerçekleştirmesini yöneten düzen çağrılarını sağlar, bu eylemler yeni işlemleri çatallamak ya da hafızayı tahsis etmek gibidir. Bu önemli bir ayrımdır —tüm bu yazılımı “Linux” olarak adlandırmak hatalı olduğu gibi tamamıyla özgür Unix ikamesi olan GNU tasarısını göz ardı etmektedir.

İsimlendirme sorunu oldukça yaygındır, GNU/Linux işletim düzeni kullanıyor olsa bile çoğu kullanıcı GNU'nun ne olduğunu bilmemektedir. Son olarak GNU Bash'tan “Linux Bash” olarak bahseden makale okudum; bu adeta GNU tasarısına, 26 yıldır Unix-benzeri düzenlerde (Apple'ın sahipli Mac OS X'i dahil) en geniş kullanıma sahip kabuğu yazan tüm yazarlara atılan bir tokattır.

GNU çoğunlukla Linux çekirdeğiyle kullanılmaktadır ama durum her zaman böyle değildir. Örneğin GNU kendi çekirdeği Hurd ile çalışabilir (GNU/Hurd). BSD çekirdeği olan bir düzende çalışabilir (örn. GNU/kFreeBSD). Ama bugün bir ay önce bile duymayı beklemeyeceğiniz birşeyden bahsetmek istiyorum: GNU ve Windows çekirdeği. Bu karışım GNU/kWindows (GNU ile Windows çekirdeği) olarak atfedildi.[1]

Anlaşılana göre Microsoft ve Canonical Linux düzen çağrılarını Windows'un anlayabileceği türe çeviren bir uyumluluk katmanı, altdüzen yazmak için birlikte çalışıyor. Yani, Linux çekirdekli bir düzen için derlenmiş yazılım çağrı çevirme ile Windows üzerinde çalışacak. Bir çok makale bu düzeni “Windows üzerinde Ubuntu” ya da “Windows üzerinde Linux” olarak adlandırıyor. Yanılgı şu ki bu düzen Linux çekirdeğini kapsamıyor, GNU işletim düzeninin Linux yerine Windows'un çekirdeğiyle çalıştığına tanıklık ediyoruz.

Bu Microsoft için yadsınamaz bir teknik yarardır: Windows kullacıları GNU/Linux'tan ya da Apple'ın özgürlüğü reddeden Mac OS X'i gibi diğer Unix benzeri düzenlerden tanımış olabileceği ortamlarda geliştirme yapmak istiyor. Fakat bunun hakkında düşününce önemli bir kavramı göz ardı ettiğini anlıyoruz:

Kullanıcılar bir işletim düzeni adı olarak “Linux"tan bahsettiklerinde GNU hakkında konuşmaktan kaçınıyor. Ve GNU'dan bahsedilmesinden kaçınarak ayrıca GNU'nun üzerinde kurulduğu temel ilkeleri tartışmaktan kaçınmış oluyorlar, bu ilkeler tüm kullanıcıların yazılımdan dört ana özgürlüğü temin etmesi fikridir: yazılımı her amaç için kullanabilmek, yazılımı anlayabilmek ve ihtiyaca göre düzenleyebilmek (ya da sizin için bunu başkasının yapabilmesi), yazılımı diğerleriyle paylaşabilmek, değişikliklerinizi başkalarıyla paylaşabilmek. Bu dört özgürlüğe saygılı yazılımlara özgür yazılım diyoruz.

Özgür yazılım gerçekten önemlidir, saldırıya açık olan kullanıcıların geliştirme esnasında (yazılım geliştiricilerin ya da şirketlerin değil) kendisinin denetimini temin eder. Kullanıcının bu dört özgürlüğünü ihmal eden herhangi bir yazılım özgür olmayan (ya da sahipli), özgürlüğü reddeden yazılımdır.  Bunun anlamı herhangi bir özgür olmayan yazılımın yeteneği ve verimi önemsizdir, benzer görevi yerine getiren özgür yazılımdan daima aşağıda olacaktır.

Herkes özgürlükten ya da özgür yazılım felsefesinden konuşmak istemez. Bu anlaşmazlık "açık kaynak” geliştirme yöntembiliminde sonuçlanmıştır, özgür yazılımın faydalarını gerekli fikirsel hususları tartışmadan şirketlere satmaktadır. “Açık kaynak” felsefesinde eğer özgür olmayan bir yazılım daha iyi özelliklere ve verime sahipse o kesinlikle daha iyidir, çünkü “açık kaynak” geliştirme yöntembiliminden üstün gelmiştir, özgür olmayan yazılım her zaman kötü bir şey olarak sayılmaz.

Tüm bunları bir araya getirelim: GNU adında özgür bir işletim düzenine sahibiz. Genellikle Linux çekirdeğiyle birlikte kullanılıyor ve ikisi birlikte GNU/Linux işletim düzeni olarak adlandırılıyor. Ama şimdi GNU/Linux'u alıp Linux'u kaldırıp ve onun yerine Windows çekirdeğini eklediğimiz bir duruma sahibiz, kar sağlayan GNU/kWindows. GNU kullanıcı özgürlüklerine değer verir. Windows ise tam tersini yapar.

Kullanıcılar neden bunu istiyor? Yani, belki de Mac OSX'te GNU araçlarını istemeleriyle aynı sebeptir, kullanmak istedikleri yazılımları kullanmak istiyorlar ayrıca GNU'da beğendikleri teknik faydaları istiyorlar. “Açık kaynak” felsefesini ele aldığımızda —çünkü eğer bir kullanıcı özgürlüğüne değer veriyorsa GNU/Linux gibi tamamıyla özgür bir işletim düzeni kullanmalıdır. Eğer bir kullanıcı zaten Windows kullanıyorsa GNU yükleyerek bir takım özgürlükler kazanır, artık düzeninde özgürlüklerine değer veren daha fazla yazılıma sahiptir ve bu yüzden böylesi onun için daha iyidir.

Peki ya bugün GNU/Linux kullanıyorsanız? Bu durumda GNU/kWindows düzenine geçmek büyük bir gerileme demektir, bunu yaparken özgürlüklerinizi Microsoft'a teslim etmiş olursunuz. Microsoft'un özgürlüğü reddeden gözetleyici düzeninde ne kadar parlak özellikler tanıttığının bir önemi yok, özgürlüğünüze saygı duyan bir işletim düzeni her zaman birincil tercih olmalıdır. Kullanıcıların GNU'nun sağladığı teknik yararlar için GNU/kWindows düzenine geçmemesi adına elimizden gelenin en iyisini yapacağız.

Birazı gerçek birazı felsefik olmak üzere elimizde bir takım sorunlar var:

İlkin, lütfen GNU/kWindows'u “Windows üzerinde Linux” (bununla ilgili başka bir biçimde) olarak atfetmeyin, yanlış bilgiyi yaymak durumu karıştırmanın ötesinde GNU işletim düzeni üzerinde çalışan binlerce yazarı göz ardı etmektir. “Windows üzerinde Ubuntu” olarak anmazsanız en iyisini yapmış olursunuz, bu tam yanlış bir ifade sayılmaz -Ubuntu'nun dağıttı GNU'yu kullanıyorsunuz- ama hala GNU Tasarısından bahsetmiyor. GNU'dan bahsedersek, kullanıcılar tasarıyla ilgili sorular sorabilir ve belki de kendi kendilerine sonuç ararlar. Özgür yazılım felsefesini okuyacaklar ve umarım sorunları, evvela daha önce farkında olmadıkları sorunları anlamaya başlayacaklar.

İkinci olarak, GNU/kWindows düzeni kullanan birisi gördüğünüzde kibarca nedenini sorun. Onlara sadece bu teknik yetenekleri sağlayan değil ayrıca özgürlüğü sağlayan daha iyi işletim düzeninin olduğunu söyleyin! Özgür yazılımın ne olduğunu söyleyin ve onlarla özgür yazılımı bağdaştırın ve neden önemli olduğunu anlamalarını sağlayın.

GNU'dan yarar sağlayan daha fazla insan görmek iyi ama ne için burada bulunduğumuzu ya da adımızı çok fazla anmadan, kullanıcıları diğer taraftan sahipli gözetim düzenine çekerek, böyle satıldığında mutlu olamayız.

[1] Bu isim Richard Stallman’dan gelmektedir. GNU Tasarısının kurucusudur.

Lisans: Bu metin CC BY-SA 4.0 lisansı altında dağıtılan “GNU/kWindows” metninden tercüme edilmiştir. Özgün metin Mike Gerwitz tarafından yazılmıştır. Tercüme metni CC BY-SA 4.0 altında lisanslanmıştır.

9 Nisan 2016

Posted In: canonical, gnu, GNU/kWindows, gnu/linux, hurd, linux, linuxgezegeni, microsoft, Özgür yazılım, tercüme, ubuntu, windows

GNU/kWindows

Son zamanlarda benzersiz bir karışım hakkında çok konuşuluyor: GNU —tamamıyla özgür işletim düzeni— ve Microsoft Windows —özgürlüğü reddeden, kullanıcıyı denetleyen, gözetim düzeni. Ayrıca ortalıkta çok fazla yanlış bilgi var. Düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. Bu konuyu tartışmadan önce bazı terimleri açıklığa kavuşturmamız gerekiyor: Kullanıcılar “Linux” işletim düzeni hakkında konuştuklarında aslında Linux çekirdeği eklenmiş GNU işletim düzenine atıfta … Okumaya devam et "GNU/kWindows"

9 Nisan 2016

Posted In: canonical, gnu, GNU/kWindows, gnu/linux, hurd, linux, linuxgezegeni, microsoft, Özgür yazılım, tercüme, ubuntu, windows

Balrog Nedir? Nasıl Çalıştırılır?

Balrog, Firefox'un ve diğer mozilla ürünlerinin kullandığı uygulama güncelleme servisi(AUS).  Veritabanı modeli "Rules(Kurallar)"  ve "Release(Sürüm)"  şeklinde 2 grupta toplanıyor. Bu 2 grubun da alabildiği tipler ve özellikler var. Burada çok güzel bahsedilmiş. Ben makinama nasıl kurup ayağa kaldırdım kısaca ondan bahsedeceğim.

Geliştiriciler github'ı aktif kullanıyor. Proje "backend server" ve "admin ui" olmak üzere 2 kısıma ayrılmış şekilde bulunuyor. Depoyu yerelimize çektikten sonra (" $ git clone https://github.com/mozilla/balrog")  ui ile ilgileneceksek alt modülü başlatıp ui kaynak kodunu da projeye eklemeliyiz.

$ git submodule init
$ git submodule update

Ayrıca ui için gerekli modülleri de indirmeliyiz.

$ npm install
$ npm install -g lineman

Son olarak Balrog'u ayağa kaldırmak için "docker-compose up" komutunu vermeliyiz. Bu komutla gerekli olan 3 conteiner (balrog_balrogdb_1, balrog_balrogadmin_1 vebalrog_balrogpub_1) oluşturulup başlatılıyor. uwsgi, dizinindeki run.py çalışırken kontrol çıktısının

 "balrogpub_1   | Python auto-reloader enabled

olduğunu görebildiysek "http://127.0.0.1:8080" den balrog admin sayfasını görebiliriz. Görüşmek üzere.


20 Mart 2016

Posted In: aus, balrog, firefox, gnu/linux, hacking, mozilla, ubuntu

Mercurial vs Git

Bir proje üzerinde çalışırken, sürüm takip sistemi kullanmak projenin sağlığı açısından çok büyük öneme sahip. Kullanınca ne oluyormuş ya, diyenler için:

* Masaüstünüzdeki "proje_son.*", "valla_bu_son.*", "valla_son_v2.*" gibi dosyaların çoğalmasını engelleyip masaüstü arkaplanınızı net görebilmenize yardımcı olur.
* İşletim sisteminize birşey olsa da (bilgisayarınıza kahve dökseniz bile) projeniz uzak depoda da bulunduğu için içiniz bir miktar rahat olur.
* Projenin önceki versiyonlarına rahatça dönebilirsiniz.
* Dünyanın bir ucundaki proje ortaklarınız ile rahatça çalışabilirsiniz.

Kısacası yukarıda "Yıl olmuş 2016 sürüm takip sistemi kullanmayan mı kaldı" demek istiyorum.

Mercurial da bir sürüm takip sistemi aracı. Çok büyük kısmı Python ile yazılmış. GNU/Linux, Unix-benzeri sistemler, FreeBSD, Mac OS X ve MS Windows işletim sistemlerinde kullanılabiliyor.
 
Ben şimdiye kadar hep Git kullanmıştım. Git, dünyada çok yaygın şekilde kullanılan, oldukça marifetli bir araç. Linux çekirdek geliştiricileri kendi ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmiş ve büyük bir kitlenin kullanıldığı bir araç hale gelmiş.

Mercurial'ı öğrenmek için belgelerini okurken şunu gördüm; eğer bir araç gerçekten ne işe yaradığını bilerek, iyi kullanılıyorsa, aynı işi yapan başka bir araca çok az zamanda uyum sağlanıyor. 

Ubuntu 15.04 mercurial kurulumu için: 

    $sudo apt-get install mercurial meld

GİT(git)                       MERCURİAL(hg)

git pull hg pull -u
git fetch hg pull
git reset --hard hg update -C
git revert <commit> hg backout <cset>
git add <new_file> hg add <new_file>
git grep <search>hg grep <search>
git commit -a hg commit
git commit --amend hg commit --amend
git blame hg blame or hg annotate
git blame -C (closest equivalent): hg grep --all
git bisect hg bisect
git rebase --interactive hg histedit <base cset>
git stash hg shelve
git merge hg merge
git cherry-pick <commit> hg graft <cset>
git rebase <upstream> hg rebase -d <cset>
git checkout HEAD hg update
git log -n hg log --limit n
git push hg push


Ayrıntılı karşılaştırmaya buradan ulaşabilirsiniz.
Görüşmek üzere :)
 

16 Mart 2016

Posted In: git, gnu/linux, hg, mercurial, ubuntu

Amazon Kindle Fire (5th) Nasıl Rootlanır? (Linux)

Kindle Fire, Amazon'un ürettiği, donanım fiyatını oldukça ucuz tutarak yapılmış ama müşterinin beklediğini de veren bir tablet bence :) Özelliklerine bakmak isteyenleri ve satın almak isteyenleri sayfaya yönlendirmiş olayım.

Root işlemine başlamadan önce bu linkten "root_fire_5thGen_2015.zip" dosyasını indirmeli ve sıkıştırılmış halinden çıkartmalıyız.

Tabletten Settings>Devices Options diyip, Serial Number kısmına birkaç kez tıklayarak Developer Options kısmını görünür hale getirmeliyiz.

Developer Options da Enable ADB seçeneğinin aktif olduğundan emin olmalıyız. 


Gerekli paketler: sudo apt-get install android-tools-adb android-tools-fastboot

Tableti bilgisayara bağladıktan sonra "$adb devices" komutunu verdiğimizde aygıt görünüyor olmalı:


İndirdiğimiz dosyada bize gereken sadece sh betiği olan fire_root.sh dosyası.

"$sh fire_root.sh" dediğimizde hızlıca rootlama işlemi başlıyor. Tablet yeniden başladığında "SuperSU" görünüyor olmalı :)


Google Play uygulamasını eklerken:

Buradan uygulama dosyasını indirmeliyiz ve sıkıştırılmış halinden çıkartmalıyız.

"$cd Amazon-Fire-5th-Gen-Install-Play-Store" diyerek dizin içine girip aşağıdaki komutları vermeliyiz:

$adb install com.google.android.gms-6.6.03_\(1681564-036\)-6603036-minAPI9.apk

$adb install GoogleLoginService.apk

$adb install GoogleServicesFramework.apk

$adb shell pm grant com.google.android.gms android.permission.INTERACT_ACROSS_USERS

$ adb install com.android.vending-5.9.12-80391200-minAPI9.apk

$ adb shell pm hide com.amazon.kindle.kso

$ adb kill-server


Bu işlemler sonunda Google Play tablette kullanılabiliyor olmalı.

Wiki sayfası da burada.
Cynogenmod için buraya bakabilirsiniz.
Kolay gelsin :)

10 Kasım 2015

Posted In: amazon, fire, Gezegen, gnu/linux, kindle, root, ubuntu

DNS Hijacking Nasıl Yapılır?

DNS(alan adı sunucusu)'nun yaptığı iş ulaşılmak istenen alan adının ip adresini döndürmek, ya da ters dns ile yazılan ipnin gerçekten hangi alan adına sahip olduğunu doğrulamaktır.

Web tarayıcımızda ulaşmak istediğimiz sitenin adını yazıp açmak için tıkladığımızda kısaca olanlar:

İlk önce yerelde cache'e, ip adresi var mı diye bakılır. Yoksa sorgu yerel ağdaki DNS sunucuya yollanır.(udp 53) Burada da yoksa yereldeki dns sunucusu kendisinden bir üstteki dns sunucusuna sorgu yapar.(tcp 53) En son bulunan ip istemciye döndürülür.

Peki biz bulunduğumuz ağdaki DNS sorgularına cevap vermek istersek nasıl bir yol izleyeceğiz?

Kendi bilgisayarımda olan Ubuntu üzerine bir dhcp sunucusu, bir http sunucusu, bir de dns sunucusu kurdum. DHCP sunucusu ile sanal makinalarıma ip dağıtıyorum. Yapılandırmalarını düzenledikten sonra, aynı ağda bulunan sanal makinadaki kullanıcı hurriyet.com'a ulaşmak istediğinde dns sorgusu benim dns sunucuma gelecek ve benim istediğim sayfayı hurriyet.com'muş gibi gösteriyor olacak.

Kurulumlar için:

DHCP sunucusu: 

$sudo apt-get install isc-dhcp-server


HTTP sunucusu (Apache2):

$sudo apt-get install  apache2 php5 libapache2-mod-php5 mysql-server-5.5 php5-mysql libapache2-mod-auth-mysql phpmyadmin

DNS sunucusu (bind):

$sudo apt-get install bind9 bind9utils

Yapılandırmalar:
* DHCP için: /etc/dhcp/dhcp.conf içinde:

"option domain-name-servers 192.168.56.1;" diyerek dns sunucu adresimizi tanımlamalıyız.

* Apache2'nin yapacağı iş, dns sonucu gösterilecek sayfayı ulaşılabilir kılmak. Bunun için kullanıcıya göstermek istediğimiz sayfanın web tasarımı kodları .conf dosyasında da yazdığı gibi /var/www/html/ dizini altında olmalı. Ben yeni bir sayfa oluşturmayıp hazır olan index.html sayfasını gösterdim.

* Dns kısmını ayarlarken:

/etc/bind/named.conf.options dosyasının sonuna aşağıdaki kısım eklenmeli. Burada bir zone tanımı yapıyoruz. "hurriyet.com" diye gelen isteklere dns sunucumuzun hangi dosyadan bakacağını söylüyoruz. 

$sudo vim /etc/bind/named.conf.default-zones

zone "hurriyet.com" {
        type master;
        file "/etc/bind/hurriyet.zone";
        allow-update { none; };
};

tanımladığımız /etc/bind/hurriyet.zone dosyasını oluşturmalıyız ve içeriği aşağıdaki gibi olmalı:

$sudo vim /etc/bind/hurriyet.zone






















Son olarak DNS sunucumuzu başlatırken: $sudo /etc/init.d/bind9 start

Sanal makinadan hurriyet.com sayfasına ulaşmak istersem:


$dig hurriyet.com çıktısı:

 
Görüşmek üzere.

5 Kasım 2015

Posted In: apache2, bind9, dhcp, dns, http, spoofing, ubuntu, yapılandırma

apt-get Komutunun Güzellikleri – 2

Birkaç ay önce aynı adı paylaşan bir başka yazıda yazdıklarıma benzer şekilde bugün yine apt-get ile yapılabilecek bir başka numara öğrendim, geç öğrenmişsem affola 🙂 Problemimiz şu olsun: sistemde var olan bir paketi kaldırırken aynı zamanda başka bir paketin de yüklenmesini sağlamak. Normal şartlar altında sistemden bir paketi kaldırırken remove/purge parametresini, sisteme yeni bir paketi kurarken de install paremetresini kullanırız:

# apt-get install libreoffice-kde
# apt-get remove libreoffice-gtk

Yukarıda örnek verdiğim iki komutu aslında bir arada kullanmak mümkünmüş:

# apt-get install libreoffice-kde libreoffice-gtk-

Veya;

# apt-get remove libreoffice-gtk libreoffice-kde+

Aslında yukarıdaki her iki komutun da yarattığı sonuç aynı fakat yaptıkları işler farklı: ilk komut libreoffice-kde paketini kurarken sonuna ‘-‘ işareti koyduğumuz libreoffice-gtk paketini sistemden kaldırıyor, ikinci komut ise libreoffice-gtk paketini sistemden kaldırırken sonuna ‘+’ eklediğimiz libreoffice-kde paketini sisteme kuruyor.

27 Ekim 2014

Posted In: apt-get, Debian, Gezegen Yazıları, linux, ubuntu

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com