Pardus Yaz Stajı : İlk Hafta

Aslında an itibari ikinci haftanın içindeyiz ama hafta içi hafta sonu toptan yazarım deyip hafta sonu da gayet yoğun olduğum için blog yazma işi şu ana kaldı. Gün gün yazayım. Çok uzun olursa bölerim.

İlk Gün :
Servis saatlerini takip etmemenin etkisiyle kendim gitmek zorunda kaldım. Her zamanki gibi E-5'e sorunlu bir çıkıştan sonra Harem-Gebze minibüsüyle Gebze'ye geldim. Minibüste benim gibi Pardus stajyerlerinden Fatih Durmuş ile tanışmam da hoş bir sürpriz oldu. Tübitak Gebze Yerleşkesi E-5'te Gebze Center kavşağından 5-10 dk yürüme mesafesinde ormanlık bir alanda güzel bir yer. Üniversite yerleşkesini epey andırıyor. Enstitü girişinde Pardus Geliştiricilerinden Serdar Dalgıç ile karşılaştık.Bize kantini gösterdi Orada Pardus ekibiyle beraber kahvaltı ettik. Enstitü içinde güvenlik oldukça yoğun hatta uzay üssünü andırmadı değil :) Ayrı bir alana yerleştirilmek yerine Pardus geliştiricilerinin çalıştığı odalara ikişer ikişer yerleştirildik.Hoş bir gelişme oldu aslında. Bilgisayarı kurmak çeşitli sorunlar nedeniyle uzun sürdü. Temin ettikleri bilgisayarların gayet iyi olduğunu da söyleyebilirim. Öğleye kadar kalan zamanda koordinatörümüz Renan Çakırerk'in yazdığı Stajyerin El Kitabına göz attım. Öğle yemekleri yemekhanede yeniyor. Üniversite yemekhanesi standartının bir hayli üstünde.
Öğleden sonra Pardus ekibinin neredeyse tamamının ve Proje Yöneticisi Erkan Tekman'ın katıldığı bir tanışma toplantısı yaptık. Hoş bir sohbet oldu. Zaten ofiste ilk farkettiğiniz şeylerden bir tanesi de şu oluyor ortamda sıkıcı ve ciddi bir hava kesinlikle yok. Hatta arkadaş ortamında çalıştıklarını gayet net bir şekilde söyleyebilirim. Akşama kadar QT ve Vim ile uğraştım. Güzel bir gündü ama oldukça yoruldum sabah 6 bir ikinci öğretim öğrencisi için çok erken :/

İkinci Gün:
En sevdiğim şeylerden biri olan serviste uyuma keyfine tekrar kavuştum :)
Öğleye kadar Qt ve Vim denemelerime devam ederken bir yandan developer.pardus.org.tr'deki kod yazım stili dökümanına baktım. Bahadır Kandemir Pardus ekibinden ayrılıyormuş. Öğleyin bir veda yemeği düzenlemeye karar vermişler. Yerleşkeye 5 dk kadar uzakta Beybaba (Fatih blogunda buradan Bayramoğlu olarak bahsetmiş sonra Enes'de ondan alıntı yapmış ama doğrusu bu :D ) adlı güzide bir mekana gittik. Hoş sohbet ve güzel yemekler birleşince harika zaman geçirdik. Tavuk köftesi denen şeyin varlığından da haberdar oldum :)
1 haftanın eğitim ile geçeceğinden haberdardım. Eğitim programının ilk gününde Camia Koordinatörleri ve bazı geliştiricilerle birlikte özgür yazılım üzerine biraz konuştuk. Özellikle özgür yazılımın bence çok önemli olan kültürel yönü hakkındaki duruşunu beğendiğim ve konuşmalarına elimden geldiğince katılmaya çalıştığım Koray Löker'i dinlemek her zaman ki gibi oldukça keyifliydi. Aynı zamanda bence ülkemizdeki en tecrübeli özgür yazılım geliştiricilerinden biri olan Onur Küçük'de gayet faydalı katkılarda bulundu. Aslında bir iki şeyi burada da yazmak istiyorum. Onur Küçük RMS'in konuşmasının ardından { Bilmök'te gelenler bilir RMS'in Pardus özgür değil sözünü söyledikten sonra olanlardan haberim yoktu. (Dipnot: RMS'in özgür dağıtım koşulları oldukça katı Mesela RMS için kablosuz sürücüsü [kurulu veya depolarında] bulunduran herhangi bir dağıtım özgür değil.) }Pardus standında "İyi bir dağıtım olmuş" dediğini aktardıktan sonra kablosuz (Wireless) aygıtların neden özgür ol(a)madığını açıkladı. Aslında sürücüleri özgürmüş ancak donanıma müdahale edebilmeyi sağlayan firmware yazılımlarının kapalı olması yasal zorunlulukmuş. Nedeni de şuymuş: Kablosuz cihazlar aslında temelde radyo alıcıları ve belirli radyo frekans aralıkları belli işler için kanunlarla belirlenmiş durumda ve bunların hepsi kamuya açık değil. Bunun gibi cihazın temel özellikleriyle oynanmaması için mevzu bahis firmware yazılımlarının kaynak kodları kapalı olmak zorundaymış. Diğer işletim sistemleri kullanımı ile ilgili de mevzu açıldı. Bu konudaki yaklaşımları her ne kadar sıcak bakmasam da mantıklı buldum. Koray Löker'in "Bir şeylerin yokluğuna alışmamız çok kolay. Mesela eğer Pardus'ta webcamler çalışmasaydı. Webcamlerin gereksiz olduğuna ikna olmamız en fazla 2 gün sürerdi." sözü de eksikleri,yanlışlıkları görmek neden diğer sistemlerin kullanılması gerektiğini güzelce açıkladı. Bu seminerin ardından koordinatörümüz Renan Çakırerk ve Yasemin Kuru (Soyadını yanlış hatırlıyor olabilirim yamuluyorsam düzeltin) Yazılım Yaşam Çevrimi ve yazılım geliştirme süreci ile ilgili 101 niteliğinde bir seminer verdiler.
Oldukça keyifli bir gün olduğunu söyleyebilirim.

Üçüncü Gün:
Bugün eğitim ağırlıklı geçti. Önce sabah Fatih Arslan'dan Vim dinledik. Bu aslında vim ile karşılaşmam değildi. Günlük işlerimde kullanmasam da hangi amaçla kullanıldığından yeteneklerinde falan haberdardım. Gerçi daha önce bana vimden bahseden gene Fatih Arslan'dı.Her neyse kendisi de vimi çok severek kullandığı için büyük bir heyecanla anlattı,gösterdi. Salondan yer yer "yok artık"  nidaları yükseldi ortaya da cheatsheet niteliğinde bir belge çıktı. Belgeyi Tuncer'in blogunda bulabilirsiniz  Ardından Serdar Dalgıç paketler ve paketleme ilgili bir eğitim verdi. Basitçe en baştan paket kavramından başlayıp paketlerin genel yapısından,nasıl oluşturuldukların ve ardından paketlemenin nasıl yapılacağından bahsetti ve örnek bir paket yaptık. Öğle yemeğinden sonra Onur Küçük ve Ozan Çağlayan Pardus'un açılış sürecinden ve Kernel'den bahsettiler. Tamamen fransız olduğum bir konu olduğu için merakla dinledim. Anlamakta zorlansam çok faydalı oldu. En çabuk gördüğüm faydasını şöyle söyleyeyim artık grub.conf veya menu.lst'yi anlayabiliyorum :)

Dördüncü Gün
Bugünki eğitimler Python-Qt ve Arayüz tasarımı ile ilgiliydi. Python'la zaten stajdan önce de güzel bir birlikteliğimiz vardı. Şaka bir yana gerçekten kullanmayı sevdiğim bir dil Python. Gökmen Göksel ipython üzerinde Python'u tanıtırken bende güzel ipuçları yakalayabildim. Hemen ardından Bertan Gündoğdu arayüz tasarımına dair genel bilgiler verdi. Arayüzün kullanıcı için programın tamamı olduğundan ve tasarımın kullanıcı odaklı olması gerektiğini anlattıktan sonra bu konuda yapılmış bazı araştırmalardan örnekler verdi. Öğleden sonra Gökmen Göksel ve Renan Çakırerk Python üzerinde Qt uygulama çatısını anlattılar. Qt Designer,Qt Assistant gibi QT araçları tanıttıktan sonra Qt programlamayı basit bir İnternet tarayıcısı ve Fotoğraf görüntüleyici yaparak gösterdiler. İnternet tarayıcısı'nın -Qt'nin Webkit kullanan araçlarıyla olduğunu belirteyeyim-  İE'den daha iyi olduğu esprisi tabii ki kaçmadı :) Hatta Gökmen Göksel adres kutusunda Qt'nin araçlarının nasıl modifiye edilebildiğini gösterdikten sonra en sonunda da pardus için yazdığı pds altyapısını bizlere gösterdi.

Beşinci Gün
Bugün öğleden sonra eğitimler bitecek projeler belli olacaktı. Projeleri görürken özellikle benim gibi bir yazılım geliştiricisi (ki bu ünvanı hakettiğimi de düşünmüyorum gerçi maksat söylediğim anlaşılsın) olacak son derece tecrübesiz olan biri nin olacağı gibi tedirgindim. Neyse sıradan gideyim  sabahki eğitimler hata çözme ve test yapmak üzerineydi. Önce Fatih Arslan daha önce blog'unda yazdığı hikayeyi bize uygulamalı olarak göstererek hataların çözümünde nasıl bir yol izlememiz gerektiğini gösterdi ve en sonunda quilt kullanarak yama yapmayı öğretti. Ardından Gökhan Özbulak paket testlerinin nasıl yapıldığını gösterdi ve staj sırasında kurumsal-2 deposunda bazı testler yapacağımızı söyleyerek bize seçmemiz için bir bileşen listesi verdi.
Öğleden sonra biz ofiste beklerken geliştiriciler staj projelerini belirlediler.Ama az bir vakit olduğu için seçimi hafta başına bıraktık.

Çok güzel bir hafta geçirdim ama daha yeni başlıyoruz ve daha yaşanmamış çok şey var.ileride elimden geldiğince aktarmaya çalışacağım. Biraz gecikmeli yazabilirim tekrar kusura bakmayın

28 Haziran 2011

Posted In: 2011 Pardus Stajı, Gezegen, pardus

Özgür görsel ve sesli iletişim için iyi bir alternatif

Bilgisayar aracılığıyla görsel ve sesli iletişim benim için şimdiye kadar önemli bir ihtiyaç olmadı. Bir ara aceleyle kullanmak zorunda kaldığımda kısa bir süre Skype kullanmıştım ve sonra kaldırdım.

Bu konu üzerine çok düşünmemiş olsam da Linux tavsiye ettiğim bazı arkadaşlarımın MS Live ağındaki bağlantıları ile görsel iletişim kuramamaktan şikayet ederek Linux kullanmadıklarını hatırlıyorum. ( Gerçi MS'un politikalarından dolayı bunun için umutlanmamak ve özgür alternatiflere bakmak gerekiyor. Bir ihtimal artık Skype ve Live ağı arasında bir köprü yaparlar. )

Bu nedenlerle bir ara kısa bir araştırma yapıp Sip Communicator adlı bir Java yazılımına ulaşmıştım. Henüz erken geliştirme aşamasında olan yazılımın yol haritası masaüstü paylaşımı, görsel ve sesli konferans, konferans kayıdı, dosya paylaşımı gibi özelliklerle doluydu.

Umarım bir gün gerçekleşir diye unuttuğum bu yazılıma yakında tekrar baktığımda, çok sevindim. Yol haritasındaki özellikleri özgürce sağlamış, güzel bir siteye sahip olmuş ve ismini Jitsi olarak değiştirmiş. Her ne kadar Beta aşamasında olsa da 1.0'a çok yakın, mutlaka deneyin ve takip edin derim. Buradan en güncel gecelik sürümü indirip dosyayı çalıştırmanız ve ev dizini altına kurmanız yeterli. Kurulum için arayüz sağlanmış.

26 Haziran 2011

Posted In: linux, lkd_gezegen, öi_gezegen, Özgürlük için

Pardus Stajına Başlarken

Benim de seçildiğim 2011 Pardus Yaz Stajı yaklaşık ben yazmaya başladıktan 8 saat sonra başlayacak.Ve başlamadan önce bu staj hakkında ne hissediyorum,ne düşünüyorum,ne bekliyorum gibi soruları özellikle daha sonra bakmak için yazmak için yazmak istedim.

Çok genelden başlamak gerekirse. TÜBİTAK ülkemizin önemli bilim insanlarınca kurulmuş her ne kadar son yıllarda siyasi iktidar bazı müdahalelerde bulunmuş olsa da ülkemizin araştırma alanlarında lokomotiflerinden biri olduğunu düşündüğüm bir kurum. Özellikle TÜBİTAK yayınlarıyla büyümüş bir neslin ferdi olarak bu güzide kurumda kısa bir süre çalışabilecek olmak benim için gurur verici
Ayrıca bir özgür yazılım aktivisti olmaya çalışan (ne kadar beceriyorumdur takdir bana ait değil) biri olarak da ülkemizin en büyük özgür yazılım projelerinden birinde çalışabilme olanağı bulmam da bir mutluluk kaynağı benim için.

Peki beklentim neler
Öncelikle herkesinde tahmin edebileceği üzere tecrübe özellikle günlük hayatta kullanılabilecek hiç bir yazılım üret(e)memiş biri olduğum da düşünülürse bu çok önemli.
Bireysel değil takım içi çalışma tecrübesinin de ayrıca çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Kısaca bu tecrübe bittiğinde bir ay sonra daha iyi bir yazılımcı/programcı olmayı umuyorum.

Bence önemli olan bir beklentim daha var.
Yaklaşık 2008 yazından beri Pardus'la ilgileniyorum.Son 1 sene içerisinde de toplulukta yer almaya çalıştım. Bu sürede gözlemlediğim önemli şeylerden biri de kullanıcılarla geliştiriciler arasındaki devasa iletişim bozukluğu.Özellikle kullanıcı tarafı Pardus geliştiricilerini yoğun bir eleştiri yağmuruna tutuyor.Sanıyorum ki geliştiricilere de söylenmedik söz kalmamıştır. Bu durum beni oldukça rahatsız etmekle beraber
Bu stajı bir anlamda da madalyonun öteki yüzünü görmek olarak düşünüyorum.
Nasıl çalışıyorlar,durumları neler,acaba kullanıcılar olarak onlara haksızlık ettiğimiz noktalar var mı gerçekten merak ediyorum. Bunu özellikle gözlemlemeye çalışacağım ve sizin onların açısından öğrenmek istediğiniz bir şey varsa mümkün olursa iletmek de ayrıca isterim.

Şu anlık düşündüklerim,hissettiklerim bunlar. Aklıma bir şey gelirse ekleme yapabilirim.
NOT: Pardus stajı ile alakalı yazılarımı dürüst bir şekilde yazmaya çalışacağım  "Onlara yaranmak için yazıyorsun bunları, Beynin yıkamışlar orada" şeklinde yorumlar yapmamanızı rica edeceğim.
Özellikle tartışmak istediğiniz bir şey varsa ugurcanergn@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

20 Haziran 2011

Posted In: 2011 Pardus Stajı, Gezegen, gnu/linux, Özgür yazılım, pardus, programlama

Bin/Cue dosyalarınızı iso ya çevirme (Linux İçin)


İnternetten indirdiğimiz veya da arkadaşlarımızdan aldığımız dosyalar zaman zaman bin/cue formatında olabiliyor. Benim bildiğim kadarı ile bu formatı direk olarak dosya sistemine bağlama imkanımız yok.
Linux bildiğiniz üzere iso kalıplarını herhangi bir programa ihtiyaç duymadan dosya sisteminde istediğiniz bir yere bağlama yetisine sahip. Şimdi adım adım bu işlemi nasıl yapacağız buna bakalım;

bchunk paketimizin adı. Eğer benim gibi Pardus Kurumsal 2 için paketini yapmamışlar(?!!) Neden bilmem. Ancak 2009 svn den build edebilirsiniz. Diğer çoğu dağıtımın paket yöneticisinde var paketimiz. pardus için sudo pisi it bchunk komutumuz.

Dönüşüm için komutumuz da bir o kadar basit. "bchunk DOSYAADI.bin DOSYAADI.cue OLUSACAKISOADI.iso" hızlı bir şekilde dönüşüm başlıyacak. Bittiğinde;

su - ile root olup
mkdir /mnt/isodisk ile mnt dizininde bir isodisk(bu değişebilir ben karışmasın diye bu ismi koydum, iso kalıbını bağlayacağım yer burası) dizini oluşturuyoruz
Ve bu dizine
mount -o loop OLUSACAKISOADI.iso /mnt/isodisk komutuyla bağlama işlemini gerçekleştiriyoruz.

Artık iso içeriği /mnt/isodisk altında.

11 Haziran 2011

Posted In: linux, pardus

Sn. Huzeyfe ÖNAL’a Açık Mektup

Sn. Huzeyfe ÖNAL,

Anonymous konusunda birçok yerde çeşitli haberler çıktı. Kimimiz bu
oluşumu yeni duydu, internet teknolojileri alanında çalışan insanlar
olarak bazılarımız da onları Sony, Wikileaks vb. gibi operasyonlarda
yakından takip etti.

Öyle görünüyor ki, siz de Anonymous konusunda röportaj verecek kadar
yakından takip etmişsiniz ve bu konuda bilgi sahibisiniz. Röportajınızı
aynen alıntılıyorum;

Anonymous’un anlık mesajlaşma kanalında gruba destek veren çok sayıda
Türk ile karşılaştık. İdeolojik söylemleri ile yurt dışındaki binlerce
Anonymous taraftarını Türkiye’ye karşı kışkırtan bu kişiler, bazı önemli
hedeflere saldırılması önerisinde bulundu.

İlk büyük saldırılarını bugün saat 18.00’de gerçekleştirmeyi planlayan
grup, 12 Haziran akşamı da YSK’nın sistemini etkisiz hale getirmeye
çalışacak. Bu sayede büyük yankı uyandırmayı ve seçime şaibe düşürerek
devlet kurumlarını yıpratmayı amaçlayan hackerlar, saatlerce sisteme
veri girişini engellemeyi hedefliyor. [0]

Anladığım kadarıyla irc.anonops.li #opturkey kanalındaki konuşmalardan
bahsediyorsunuz. Orada bir siyasi partiye saldıralım, YSK’ya saldıralım
vs. diyen kişilerin daha Anonymous’un ne olduğundan haberdar
olmadıklarını siz de ben de tahmin edebiliriz. Dikkat ettiniz mi
bilmiyorum ancak Anonymous oluşumu o kanalda ve diğer birçok yerde de
hiçbir politik, dini, ırkçı yaklaşımları olmadığını belirtmiştir. Zaten
sonrasında gönderdikleri bildiride, iddialarınızın hepsi
yalanlamışlardır. [1]

Bu noktada benim aklıma 2 olasılık geliyor. Ya gerçekten Anonymous oluşumunu
yakından takip etmediniz, ya da yukarıda belirtilen IRC kanalında
söylenen “bu politik değil, amacımız sadece *SANSÜR* konusuna dikkat
çekmek” cümlelerini kaçırdınız.

Bu noktadaki tek sorum şu: böyle bir zamanda, güvenilir
kaynaklara dayanmadan, bu şekilde bir iddiayı nasıl ortaya
koydunuz ve bu açıklamadaki amacınız ne idi?

[0] http://www.gelecekonline.com/metin/huzeyfe_onal_siber_saldirinin_hedefi_12_haziran-11757
[1] http://www.ntvmsnbc.com/id/25221300/

Teşekkürler,
Eren TÜRKAY


9 Haziran 2011

Posted In: Linux Gezegeni, Oi-gezegeni, Pardus-gezegeni

Linux’ta Linphone ile Wirofon’a baglanma

Turk Telekom’un VOIP servisi olan Wirofon‘un QT tabanli eski bir surumunun kaynak kodlari da yayinlanan ozel bir SIP istemcisi var. Ancak ne yeni surumlerinin kaynak kodlari yayinlandi ne Linux binary versiyonlari dagitildi. Ancak SIP protokolunu kullandigi icin temelde herhangi bir SIP istemcisi ile calisabilecek durumda. Basarisiz bir Ekiga denemesinin ardindan (ki belki Ekiga’dan erken pes etmemden de kaynaklanmis olabilir) Linphone ile Wirofon kullanmayi basardim. Linphone kurduktan sonra Settings > Manage SIP Accounts bolumunde hesap ekleyip su bilgileri girdim.

SIP Identity: sip:kullanici@wirofon.turktelekom.com.tr
SIP Proxy Address: sip:wirofon.turktelekom.com.tr

Ilk baglantida sifrenizi de girdikten sonra Wirofon kullanilabilir durumda.


Filed under: linux, sip, voip, wirofon

8 Haziran 2011

Posted In: linux, sip, voip, wirofon

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com