Pardus’ta Sistem Çekmecesi İkonları

Kde4.5 ile birlikte sistem çekmecesindeki ön tanımlı ikonlar renksiz bir görünüme büründü. Camsı bir etki uyandıran bu görünüm hayli hoş. Ne var ki aynı tarzı benimsemeyen Kmail, Amarok gibi uygulamaların ikonları sistem çekmecesine kendi renkli halleri ile yerleşiyorlar. Hal böyle olunca sistem çekmecesinin görsel bütünlüğü de bozuluyor. Bütünlük sağlanması için Sistem Çekmecesi’ne yerleşen uygulama simgelerinin, […]

25 Şubat 2011

Posted In: Akregator, İkon, kde, Kmail, Kopete, linux, Oxygen, Paket Yöneticisi, pardus, Simge, Sistem Çekmecesi

Pardus 2011’e Bir Bakış

Bu inceleme için hayli geç kaldım aslında. Zira 20 Ocak’ta 2011 sürümü yayınlanan, Linux dünyasının en keskin tırnaklı, en sivri dişli, en yırtıcı dağıtımını geç de olsa bir süredir aktif olarak kullanıyorum. Aslında bir açıdan bakınca bu gecikmiş incelemem iyi. Çünkü aceleci ve dolayısıyla ön yargılı bir değerlendirme yapmaktan da sakınmış oldum. 2007.3’ten 2008’e geçtiğimizde çok fazla […]

18 Şubat 2011

Posted In: Amarok, Amd, Animasyon, Bespin, Clementine, Çomak, E-posta, Efekt, Faenza, Gimp, Gnome, Güncel, Gwenview, Hd, İletişim, Iso, Kaptan, Kde4, kdenlive, Kontact, libre office, linux, Masaüstü, Milky, Orta, Oxygen, pardus, Qt Curve, Radeon, Simge, Sütlü, Tema, ubuntu, Xfce, Yalı, Yeni

Richard Stallman röportajı

Özgür yazılım hareketinin kurucusu ve önderi olan Richard Stallman 7 senenin ardından 26 Şubat 2011 tarihinde Yeditepe Üniversitesin'de düzenlenecek olan Bilmök'te ve ardından sonraki gün Ankara'da olacak.Buna 3 haftadan kısa bir süre kala http://www.tildehash.com/?article=interview-with-richard-stallman-2011 adresinde gördüğüm daha 2-3 gün önce Stallman ile yapılmış bir röportaj görünce dayanamadım Türkçe'ye çevirdim.
İmla ve çeviri hatalarımı mazur görüp ayrıca bana da bildirirseniz sevinirim.
Sizi yazı ile baş başa bırakayım.



Richard M Stallman (16 Mart 1953,Amerika doğumlu) bir özgür yazılım aktivisti,programcı ve 1983 Eylül'ünde özgür bir Unix benzeri işletim sistemi yaratmak amacıyla ortaya çıkan GNU Projesinin kurucusu ve yöneticisidir. Ayrıca GNU projesiyle beraber özgür yazılım hareketini başlatmış ve Eylül 1985'te Özgür Yazılım Vakfı 'nı  kurmuştur.

Stallman 90'ların ortasından beri zamanının çoğunu özgür yazılımı savunmaya ve telif yasalarının aşırı bir uzantıları olduğunu düşündüğü yazılım patentlerine karşı kampanyalar düzenlemekle harcamaktadır.
Kendisi sıkça kullanılan yazılımlar olan Emacs,GNU Derleyici Seçkisi (GCC),GNU Hata Ayıklayıcısı (GDB) ve GNU Çekirdek Araçları'nın bir çoğunun yazarıdır. Ayrıca John Gilmore ile beraber 1989'da League for Programming Freedom'ı  kurmuştur

Şimdi onunla elektronik posta aracılığıyla yaptığım röportajı okuyalım.

Soru: Genellikle özgür yazılımın toplum için ne kadar kazançlı olduğunu duyuyoruz. Peki siz
özgür yazılımdan ne kazandınız ?

Stallman : Özgür yazılım hareketi sağ olsun kendimi sahipli yazılımlardan kurtarabildim. Şu anda bu yazıyı BIOS'una kadar tepeden tırnağa özgür yazılımlarla çalışan bir netbook üzerinde yazıyorum. Kullanıcıyı kontrol altına alan yazılımlar için çaresiz bir müşteri olmak yerine özgür toplumun bir parçasıyım.
Zaten özgür yazılım hareketini herkes bu özgürlüğe sahip olabilsin diye başlattım. Bu özgürlüğe herkes sahip olamasa da bizim gibi bazı fedakarlıklarda bulunmaya hazır insanlar sahip olabilir. Normalde bunu açıklamak için kazanç sözcüğünü kullanmam çünkü bu kelime onsuz da yaşanabilecek bir rahatlığı belirtir. Ve bu özgürlüğe layık olmayan bir ifadedir.

Soru: Çıkışını merakla beklediğiniz bir yazılım,proje veya hareket var mı ?

Stallman: Diaspora'nın önemli bir gelişim olabileceğini düşünüyorum. Bundan öte bir akıllı telefonu bütünüyle özgür yazılımlarla çalıştırmayı başarmamız gerekiyor.

Soru: Debian Linux çekirdek paketlerindeki özgür ve özgür olmayan firmware'ları ayırdı ve büyük ihtimalle özgür olmayan firmware'lara kurulumda yer vermeyecek; sizce Debian ileride tamamen özgür bir dağıtım olabilir mi ? Şu an Debian kullanımı ile ilgili olumsuz bir durum var mı ?

Stallman:Özgür bir dağıtım olarak tanımlanabilmek için,Debian özgür paket ve sunucularından özgür olmayan bölümlere ve katkı bölümlerine yapılan atıfları kaldırmalıdır (Birçok katkı paketi sadece Debian'dan ayrı dağıtılan özgür olmayan paketlerin kuruyor.)
Keşke yapsa, ama bildiğim kadarıyla Debian'ın böyle bir planı yok.

Soru: Birçok insan Mono'nun patent sorunlarının GNU/Linux ve özgür yazılıma büyük bir problem yaratabileceğini düşünüyor. Sizce sahipli yazılım kullanmaktansa Mono ile yazılmış bir özgür yazılımı geliştirmek ve ona katkı vermek uzun vadede iyi mi yoksa kötü mü olur ?

Stallman: Bu sorduğunuz elmalarla armutları karşılaştırmak gibi oldu. Bu yapay koşullarda cevap vermektense C# ve Mono meselesini açıklayayım. Mono özgür bir C# uyarlaması. Zaten programlar Mono ile yazılamaz C# ile yazılabilir. Tabii ki sahipli yazılım olan Microsoft .NET yerine özgür yazılım olan Mono kullanmanız sizin için daha iyidir.

Bir program yazarken size C#'dan farklı bir dil seçmenizi öneririm. Eğer C# ile yazarsanız onun özgür dünyadaki kullanımı Microsoft patentleri tarafından tehdit edilebilir. Başka bir dilde yazarsanız bu tehditin hakkından gelebilirsiniz. Programınızı özgür yazılım olarak da dağıtmak isterseniz veya sadece kişisel kullanım için kişisel bir yazılım olmasını isterseniz (Eğer sahipli yazılım olarak dağıtmak isterseniz, kullanılan dili önemsemeden katılmayı reddetmelisiniz) bu doğru olacaktır.

Soru: Sizce sahipli web teknolojilerine karşı özgür yazılm alternatiflerini hayata geçirmeye başlamalı mıyız ?

Stallman:Evet – ama bu sadece sahipli yazılımların yerine geçecek özgür yazılımların yazılması ve bir sunucu üzerinde yazılmasından ibaret olmamalı. Kullanıcıların kendi bilgisayarlarında da işlem yapabilmesini sağlamalıyız veya peer to peer gibi. Böylece kullanıcılara kendi aktiviteleri üzere tam kontrol verebiliriz.

Soru: Büyük telefon üretici firmaların nispeten özgür yazılımlar kullanmaya başlamaları hakkında ne düşünüyorsunuz ? Sizce bu ilkesel sebeplerden mi yoksa pratik sebeplerden dolayı mı gerçekleşiyor ?

Stallman: Bu şirketler özellikle bizim özgürlüğümüzle ilgilenmiyorlar bu da yaptıklarına yansıyor.
Mesela Android kaynak kodu özgür yazılımdır ama bir sürü telefon kullanıcıların kendi sürümlerini çalıştırmalarını engellemek için çalıştırabilir dosyalarını kapatıyor. Buna ek olarak özgür olmayan firmware ve uygulamalar da var. Böylece sahipli yazılım içermeyen bir telefon yapma hedefimize yaklaşmış oluyoruz. Ama daha yapılacak çok iş var.

Soru: Eğer Linux Vakfı yazılım özgürlüğünü Özgür Yazılım Vakfı gibi savunsaydı. İşletim sisteminden “Linux” olarak bahsetmeleri bugünkü kadar sorun olur muydu ?

Stallman: Daha küçük bir sorun olurdu. Bütün bir sistemi “Linux” olarak adlandırmak hala GNU projesine yapılmış bir haksızlık olurdu ama bu elbette ki kullanıcıların özgürlüğüne saygı göstermek kadar önemli değil. Şu anda sistemi nasıl adlandırmakta yaptığınız seçim iki tarafı da etkiliyor. Torvalds amacın kullanıcıların özgürlüğü olduğunu reddediyor ve insanlar GNU/Linux'un gelişimini ona atfettiklerinde Torvalds kendi nüfuzunu onları kendi özgürlüklerinin değerini düşürmek için yönlendirerek kullanıyor. GNU projesinde eşit derecede bahsetmek bize bunla mücadele etmek için eşit nüfuza sağlamamıza yardım edecektir.
Soru: Günümüzde “Free Software” terimini duyanların hala ücret geliyor; bunun değişebileceğini düşünüyor musunuz veya “freedom software” gibi daha açık bir terime mi ihtiyacımız var ?

Stallman: Geleceği bilemem. Ama şunu söyleyebilirim ki çoğu insan kastettiğimiz şeyi "think of free speech, not free beer" sözünü bir-iki kere duyunca anlıyor.
Bir firma ismi olduğu için “freedom software” ismini kullanamayız.Ama özgürlük kavramını vurgulamak istiyorsak bunun bazı yolları var. Mesela “free/libre software ” veya “libre software ” ifadelerini kullanabiliriz.

[Çeviri Notu: İngilizce'de free kelimesi hem özgür hem bedava anlamlarına geldiği için Türkçe'de yaşanmayan bir kavram karmaşası ortaya çıkıyor. Bunun anlaşılabilmesi için o kısımları çevirmedim. Ayrıca Libre kelimesi Türkçe'deki özgür kelimesinin Fransızca'daki birebir karşılığıdır]
Soru: “Bug regression” dan şikayet edenler var; bunun özgür yazılım geliştirilmesinde problem yaratıp yaratmadığı hakkında ne düşünüyorsunuz?"
Stallman: Bir sorun görmüyorum ve ortada bir sorun olduğundan da şüpheliyim

Soru: Daha önce kazara Özgür Yazılım yerine Açık Kaynaklı Yazılım veya GNU/Linux yerine Linux dediniz mi ?

Stallman: Düşünüyorum da 10 yıl içinde bu hatayı belki bir iki kere yapmışımdır. Eğer siz de bu hatayı nadiren yapıyorsanız GNU Projesi ve Özgür Yazılım Hareketine desteğinizi göstermek esasında iyi bir şey başarıyorsunuz demektir.

Soru: Her gün takip ettiğiniz favori internet siteleriniz hangileri ? Fsf.org ve gnu.org hariç tabii ki.

Stallman: Ben internet sitelerini bana site içeriğini posta ile gönderecek bir adrese bir betik çalıştırma mesajı göndererek görüntülüyorum. Bu insanların bana önerdiği belirli sayfaları görüntülemek için işe yarasa da internette dolaşmak için uygun değil.
Bildiğiniz anlamda internette dolaşmak için bir başkasının bilgisayarını kullanmam gerekiyor Bunu zaman zaman yapabilsem de bir siteyi düzenli olarak takip edemiyorum.
Zaten yapabilsem de genellikle buna zamanım olmuyor. Yapılacak işlerime ancak zamanım yetiyor. Bunun yerine belirli siteleri takip edecek ve ilgilenebileceğimi düşündükleri makaleleri bana e-posta ile göndermelerini gönüllülerden rica ediyorum.

10 Şubat 2011

Posted In: Gezegen, Özgür yazılım

Speech Synthesis Algorithms(Konuşma Sentezleme Algoritmaları)

Merhaba arkadaşlar, uzun zamandır bloga yazı yazamıyordum ama dönüşüm muhteşem oldu bence:) Bugün sizlerle Text to Speech algoritmalarının nasıl çalıştığından ve eksik, hatalı yönlernden bahsedeceğiz. Yazıyı okurken bazı cümlelerin biraz havada kaldığını düşünebilirsiniz. Örneğin "Kullandığımız Android uygulaması" falan gibi. Proje raporlarım üzerinden alıntı yaptığım için bu vb cümlelerle karşılaşabilirsiniz ama bu cümlelerin konumuzun anlaşılmasını etkilemeyeceğini düşündüğüm için tekrar düzenleme yoluna gitmedim.  Daha fazla laf kalabalığı yapmayalım ve konumuza başlayalım...

Konusma Sentezleme(Speech Synthesis)


Konuşma sentezleyici yazılı(text) bir veriyi alır ve bunun konuşma dilinde çıktısını verir. Ayrıca konuşma sentezleyici literatürde text to speech (TTL) olarakta bilinir.
Yazılı bir metinden konuşma sentezlemenin ana adımları aşağıdaki gibidir

1)Yapı Analizi(Structure Analysis):

Yazılı metni işler ve paragrafların nerede başladığına, cümlelerin nerede başlayıp nerede bittiğine karar verir. Bir çok dilde noktalama işaretleri ve tarih formatları bu adımda kullanılır.

2)Metin Önişleme(Text pre-processing):


Dilin özel yapısına karşı girdi metni analiz edilir. İngilizce ‘de kısaltmalar, akronimler, tarihler, zamanlar, numaralar, para miktarları, e-mail adresleri ve diğer birçok veri türü için özel bir işleyiş gereklidir. Diğer diller de bu tür veriler için özel bir işleyişe ihtiyaç duyarlar ve birçok dil farklı özel gereksinimlere ihtiyaç duyar.

İlk 2 adım sonrasında yazılı metni konuşma formatına çevirir. Aşağıdaki örnekler yazılı metin konuşma formatı arasındaki ilişkiyi gösterir.

St. Mathews hospital is on Main St.

“Saint Mathews hospital is on Main Street”

Add $20 to account 55374.

”Add twenty dollars to account five five, three seven four.”

Leave at 5:30 on 5/15/99

“Leave at five thirty on May fifteenth nineteen ninety nine.”

Diğer adımlar yukarıdaki çıktıları konuşmaya çevirmek içindir.

3)Yazılı Metinden Ses Birimine Çevirme(Text-to-phoneme conversion):

Her bir kelimeyi ses birimlerine çevirir. Ses birimi(hece-phoneme) bir dildeki seslerin en basit birimidir. Amerikan İngilizcesinde yaklaşık 45 adet ünlü ünsüz dahil ses birimi bulunur. Örneğin, “times” sözcüğü 4 adet ses biriminden yararlanılarak seslendirilir(t ay m s). Farklı diller de farklı ses birimleri vardır.

4)Vezin (Ölçü) Analizi(Prosody Analysis):
Cümle yapısı süreci, kelime ve sesleri cümle için uygun vezni(aruz) bulmak için kullanılır. Vezin kelimeyi söylerken ağızdan çıkan seslerden ayrı olarak daha fazla konuşma özelliği içerir. Bunlar; ses perdesi(pitch or melody), zamanlama(timing or rhythm), duraksama(pausing), konuşma oranı(speaking rate), kelimeler üzerindeki vurgu ve diğer bir çok özellik. Doğru vezin doğru konuşma seslerini bulmak için ve doğru anlamı verebilmek için önemlidir.

5)Dalga Üretimi(Waveform Production):
Son olarak, fonem ve vezin bilgisi her bir cümle için ses dalgası üretmek için kullanılır. Fonem ve vezin bilgisinden ses dalgası üretmenin birçok yolu vardır. En güncel sistemler bunu iki yolla yaparlar. Bunlardan biri kayıtlı insan sesi parçalarını birleştirerek diğeriyse sinyal işleme tekniklerini kullanarak yapar.

Konuşma Sentezi Sınırlamaları

Konuşma sentezleyiciler yukarıdaki adımları uygularken bazı hatalar yapabilirler ve insan kulağı bu hataları yakalamada çok başarılıdır. Geliştiriciler tarafından iyi geliştirilmiş bir konuşma sentezleyici bu tür hataları en aza indirebilir ve konuşma kalitesini artırabilir.

Android in kullandığı Java konuşma Apisi(Java Speech API) ve java konuşma işaretleme dili (Java Speech Markup Language(JSML)) geliştiricilere konuşma kalitesini artırmak için birçok olanak sunar.

Java sentez işaretleme dili(Java Synthesis Markup Language) girdi yazısının nasıl işaretleneceğini belirler. Özelliklerinden bazılarından kısaca bahsedelim:

* Paragrafın ya da cümlenin işaretleme başlangıcını ve bitişini belirleme yeteneği.

* Herhangi bir kelimenin telaffuzunu belirleme, sözcük veya cümle kısaltma ya da diğer özel, yazı ifade etme yeteneği

* Vezin geliştirmek için aleni duraksama kontrolü, sınırlama, vurgulama, ses perdesi, konuşma oranı ve yükseklik.

Bu saydığımız özellikler geliştirici ve kullanıcılara birazdan bahsedeceğimiz aşağıdaki gibi hataların üstesinden gelebilme olanağı verir. Şimdi hata kaynaklarını ve bu hata kaynaklarını nasıl minimize edeceğimizi inceleyelim.

1)Yapı Analizi(Structure Analyses):Noktalama ve formatlama kesin olarak bir cümlenin ya da paragrafın nerede başlayıp nerede bittiğini gösteremeyebilir. Örneğin “U.S.A.” kısaltması yanlış çevrilerek bir cümle sonu olarak algılanabilir.

Çözüm: JSML de paragraf ve cümlelerin açık biçimde işaretlenmesi bu tür yapısal hataları engelleyebilir.

2)Metin Önişleme(Text pre-processing): Sentezleyicinin bütün cümle ve kelime kısaltmalarını bilmesinin ihtimali yoktur. Ayrıca bütün tarih ve zamanları da bilmesinin imkanı yoktur. Örneğin: 8/5 bizim yazımızda 5. Ayın 8’i kastedilirken 8/5 sonucunu okuyabilir ya da 1998 tarihi İngilizcede “nineteen nınety eight” olarak okunması gerekirken “one thousand nine hundred ninety eight” olarak okunabilir. Bu da anlam karmaşasına yol açabilir.

Çözüm: JSML in SAYAS elementi yazı kısaltmaları için değişiklikler sunar.

3)Yazılı Metinden Ses Birimine Çevirme(Text-to-phoneme conversion): Birçok sentezleyici yüz binlerce kelimeyi doğru olarak telaffuz eder fakat her zaman tahmin edilmesi gereken değişik ve olağandışı isim, şirket ismi vb. şeyler ya da yazılışları aynı ama okunuşları farklı sözcükler vardır ve bunların tahmin edilmesi büyük bir sorundur.

Çözüm: JSML in SAYAS elementi alışılmadık sözler için fonetik telaffuz sağlar.

4)Vezin (Ölçü) Analizi(Prosody Analysis): Bir cümleyi doğru olarak ifade edebilmek, doğru vurguyu yapabilmek, doğru ses perdesini tutturabilmek vb. şeyler için cümlenin anlamını anlamak gereklidir ve maalesef bilgisayarlar bunu yapamazlar.

Çözüm: JSML in EMP, BREAK ve PROS elementleri yazı üzerinde vurguyu, duraksamayı vb işler için kullanılabilir.

5)Dalga Üretimi(Waveform Production): Dudak, ağız, akciğer gibi insan sesinin özelliğini veren aparatlar olmadan ses sentezleyicisinden çıktı olarak çıkacak ses genellikle yapay(robotik) olur. Bu mekanik veya robotik ses insan sesinden kolaylıkla ayırt edilebilir. Bazı şartlar altında bu robotik ses tercih edilebilir fakat çoğu zaman sentezleyiciden gelen sesin daha kolay anlaşılabilir ve dinlenilebilir olduğu için insan sesine benzemesi tercih edilir.

Çözüm: Maalesef Java Speech API ve JSML direk olarak bu konu hakkında pek bir şey yapamazlar.

Konuşma Sentezi Değerlendirmesi

Konuşma sentezleyicilerin kilit noktaları sentezlenen sesin anlaşılabilirliği, kullanıcılar tarafından kabul görüşü ve çıkış kalitesidir. Konuşma sentezleyicilerin kalitesinin nasıl hesaplanacağının ve hangi faktörlerin çıktı kalitesine etki edeceğinin bilinmesi özellikle uygulama alanında önemlidir.

İnsanlar neredeyse yaşam süreleri boyunca dinlerler ve konuşurlar. Bunun sonucunda da insan kulağı ve beyni sesler üzerine çok hassastır. Konuşma üzerindeki en ufak değişiklikleri, duygusal duruları, aksanları, konuşma problemlerini rahatlıkla algılayabilir. Fakat şu anki konuşma sentezleyicilerin konuşması bu ufak değişiklikleri ses ile iletemeyecek durumdadır. Bu yüzden dinleyiciler konuşma sentezleyiciden çıkan sesleri anlayabilmek için ekstra efor sarf etmelidirler. Yukarıda sayılan gibi bir çok nedenden dolayı yeni kullanıcılar konuşma sentezleyicilerle ilk tanıştıklarında kendilerini rahatsız ve tatmin olmamış hissederler.

Geliştiriciler konuşma sentezleyicilerin kalitesinin değerlendirmesini yaparken 2 önemli faktör vardır. Anlaşılabilirlik ve doğallık. Anlaşılabilirlik sentezlenen konuşmanın kullanıcılar tarafından güvenli olarak anlaşılmasının göstergesidir. Doğallık ise sesin ne kadar insan sesine yaklaşabildiğiyle ve kullanıcılara bir insanla konuşuyormuş hissi vermesiyle alakalıdır.

10 Şubat 2011

Posted In: android, Gezegen, Guncel ve Teknoloji

Bir Güzel Ubuntu

Takıntı…Benimkisi gerçekten takıntı. Masasında kağıt olmayan bankacı gördünüz mü siz hiç? Var işte…Masası monitör, klavye, fare, telefon ve içinde firmalardan gelmiş evrakların bulunduğu bir havuzdan ibaret olan, iki telefonu masanın hep aynı yerinde (monitörün hemen altında) mutlaka birbirine paralel olarak duran, saplantılı bir bankacı. O benim… Bendeki bu düzen hastalığı sürekli olarak kullandığım Linux dağıtımlarını […]

7 Şubat 2011

Posted In: 1680 x 1050, 1680x1050, Araştırma, Bahçeşehir, Compiz, Duvar Kağıdı, Elementary, Faenza, firefox, Fluxbox, Gnome, Görsel, İletişim, kde, Kde4, Kullanıcı Deneyimi, linux, Lxde, mageia, mandriva, nautilus, Orta, Oturum, pardus, Paylaşım, Sohbet, Tema, theme, Toplantı, ubuntu, Üniversite, Wallpaper, Xfce

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com