Google Chrome OS

Google bir sure once amiral gemisi olan Google Chrome OS in uzeridneki ortuyu kaldirdi ve gelcekte bu isetim sisteminin neler yapabilecegi konsunda bize fikirler vermeye basladi.Linux cekirdegi uzerine yazilmis olan bu isletim sisteminin kodlarinin da acik olacagini duyurdu.Bu bizim icin buyuk br avantaj:)
Bu arada bircok kisi Chrome OS hakkinda bircok yazi yazdi.Benim bu yazimi farkli kilacak sey butun bu yazilari toplu bir halde tek bir resimde birlestiriyor olmak.Iste resmimiz





Yazilarin ingilizce olmasi biraz dezavantaj gibi gelebilir fakat temel duzey bir ingilizce resimi cozmemize yetecektir:)

Ingilizcem biraz daha iyi ve ben daha cok bilgi sahibi olmak istiyorum diyorsaniz sizi asagidaki videolari seyretmeye davet ediyorum.

Google Chrome Nedir?



Google Chrome Konsept Aciklamasi




Google Chrome OS Guvenlik




Yazi hazirlanirken http://linuxhelp.blogspot.com/ adresinden yararlanilmistir...

30 Kasım 2009

Posted In: Gezegen, linux

Cloud Computing Security & Risks

“The interesting thing about cloud computing is that we’ve redefined cloud computing to include everything that we already do. I can’t think of anything that isn’t cloud computing with all of these announcements. The computer industry is the only industry that is more fashion-driven than women’s fashion. Maybe I’m an idiot, but I have no […]

29 Kasım 2009

Posted In: bilgi teknolojileri, Bulut, cloud computing, ENISA, Gezegen, risks, security, SME, standartlar

Pardus ABD’de

http://cgi.ebay.com/ws/eBayISAPI.dll?ViewItem&item=180436121108&ssPageName=STRK:MESELX:IT

1980 in sonunda aldığım ilk bilgisayarım, ilk gözağrımı içinde Pardus ile görünce boğazıma duygusallık takıldı :)


Ankara'dan bir grup atari severin tamamen kendi çabalarıyla yaptığı modifileli Atari ST ile Pardus windowsun vatanına ikinci yolculuğuna hazırlanıyor. İlk giden Atari ile pardus yanlız kalmasın diye yanına bir arkadaş gönderiyorlar...

24 Kasım 2009

Sanal Kimlik

Siteme Openid ekleme konusunu düşünürken uzun süredir düşündüğüm bir mesele tekrardan canlandı. İnternet o kadar hızla büyüyor ki içindeki verileri kontrol etmek gün geçtikçe zorlaşıyor. Sosyal ağlar, topluluklar, bloglar, her kesin açabildiği wikiler. Bu kadar yoğun bir bilgi bombardımanın ardında ihtiyacımız olan doğru veriyi alıp bilgiye ulaşmak imkansız hale gelebiliyor.
Bu sorun sadece sanal ortamda değil televizyonlarda, gazetelerde ve diğer medya unsurlarında da baş gösteriyor. Özellikle Amerikan televizyonlarında ki ekonomi ve politika programlarını seyrettikten sonra dünyanın ne büyük bir tehdit altında olduğunu bir kez daha kavrıyorum.

Ama şimdilik konumuz bunlar değil. Sadece internete yoğunlaşalım... internetin gücü diğerlerini ortadan kaldırmaya yeter. Şimdi bir kaç örnek vereyim mesela bugün başıma geldi bir kaç örnek kod aynı yerden alınmış ama eksik geçirilmişti. Ya da bazen yanlış olur sonuç olarak işime yaramayan bir bilgiyi bulmak için site site dolandım. Kaynak siteler öyle kötü ortamlarda değildi. Alanında uzman kişilerin yazdığını düşündüğümüz çeşitli metinler kullanıcıların hizmetine sunulmuştu ama sonuç olarak bana lazım olan kodun işime yaramayacağını uzun süren araştırmanın sonunda fark ettim. Bahsettiğim o uzun süre 10dakika da olsa eğer benim gibi 100 kişi varsa iş gücü kaybını hesaplayın da görelim. Başka bir kaynak direkt yalan haber yazıyor, kimisi iftira atıyor. Sadece kodlarla sınırlı değil habercilik ve eğitim kisfesi altında yanlış bilgi veren dolu kaynak var.

Aslında bilgi veren dememek gerek. Yanlış veri ileten araçlar olarak onları sıfatlandırmak gerek. Zira veri anlamlı değilse bilgi değildir. Belki şuan bende saçmalıyorum ama burası bir kaynak sitesi değil kişisel günlük :) Neyse...

Openid desteğini araştırırken aklıma Kore de uygulanan sistem geldi. Yanılmıyorsam sanal vatandaşlık kimliğiniz sanal işlemlerde kullanılabiliyordu. Bu şekilde herhangi bir yasa dışı faaliyette bulunduğunuzda hemen tespit ediliyor ve cezalandırılabiliyordunuz. Bunun yanında mesela fake hesap dediğimiz sahte hesaplar aracılığıyla insanları rahatsız etme olanağınızda ortadan kalkıyordu. Mesela bir oyun beta testine başlıyor. Her vatandaşa 1 hesap alma hakkı veriyor ve böylece ikinci üçüncü hesaplar alıp oyunu şişirmesi engellenebiliyor. Üstelik oyuncu oyunda hile yaparsa oyundan uzaklaştırılıyor ve bir daha giremiyor.

Benim istediğim işte T.C. Kimlik Numarasının sanal alemde bu şekilde kullanılabilmesi. Devlet bize bu bilgileri kontrol etme ve saklama hakkı tanısın. Tıpkı OpenId gibi Türk sitelerinde kullanabileceğimiz bir vatandaşlık numarası olsun ve bunu kontrol edebilelim. Belli bir sertifikasyon sistemi getirilsin. Bu kimlik numarası kaydını alan ve güvenli bir şekilde saklayan sitelere bu sertifikalar dağıtılsın ve siteler bu sertifikaya sahip olup / olmayan şeklinde sınıflandırılsın. Bir sonra ki aşamada bu siteleri düzenli olarak kontrol edecek bir topluluk oluşturulsun ve sertifika verilen sitelerde ki içeriği denetlesin. Uydurma / Çalıntı içerik tespit edildiği takdirde kullanıcılar bu siteleri topluluğa şikayet edebilsin ve sertifikaları elinden alınsın. Bu şekilde çekirdek olarak oluşan bir ağ zamanla gelişip güvenli içerik veren kaliteli sitelerin oluşmasına olanak verebilir. Kullanıcıların güvenini ve sertifikayı elde edebilmek için siteler kendilerine çeki düzen verir ve bizlerde işimizi çabucak hallederiz. Bu çatı elbette Linux altında kurulabilir. Elimizde e-devlet projesi ve Pardus'ta var hani... Yeterli araçlara sahibiz.

Bunu fişlemeye olanak sağlayan bir uygulama olarak görenler olabilir. Ben normal bir internet kullanıcısı olarak herhangi bir yasadışı işe karışmadıktan sonra yaptığım işlerin kayıt altına alınmasına karşı değilim. Birisi bir forumda bana hakaret ederse çabucak cezalandırılsın, cezalandırılmıyorsa da o forumdan uzaklaştırılsın ve bir daha karşıma çıkmasın isterim. Başka birisi benim sitemden yazıları çalıyorsa onu ifşa edebileyim, hakkımı koruyabileyim isterim. Bilmem siz ne düşünüyorsunuz? Önerileri alalım şöyle :)

Yazının devamı için tıklayın.

19 Kasım 2009

Posted In: güvenlik, internet, linux, pardus, topluluk

Upstart

Ubuntu ve Fedora dağıtımları bir suredir "SysV init" sistemi yerine Upstart ile geliyordu. Upstart, init scriptlerin paralel bir biçimde, belli olaylara bağlı olarak çalıştırılmasını ve durdurulmasını destekliyor. Ancak çeşitli sebeplerden ötürü init scriptleri eski SysV init biciminde bırakıldığı için Upstart'ın özelliklerinden faydalanılmıyordu.

Ubuntu 9.10 surumuyle Upstart'a uyumlu init scriptler geliyor. Sistem, olaylara (örneğin, "ağ bağlantısı sağlandı") tepki vererek, init scriptleri paralel çalıştırarak açılıyor. H-online'da yayınlanan bir yazı, upstart'ın iç işleyişini ve upstart init scriptlerinin nasıl yazılacağını anlatıyor.

Pardus ve Gentoo dağıtımlarının uzun bir süredir kendi init sistemleriyle paralel açılışı desteklediğini belirtmeden geçmeyelim.

4 Kasım 2009

Posted In: Gezegen, init, linux

Linux ssh ve proxy

Şu anda Hacettepe Üniversitesi’nde yurtlardan hiç birinde internet bağlantısı yok. 3 şey sayesinde sanıyorum internete erişebilen bir tek benim.

İltiraf etmek gerekirse ilki şans. Tesadüfen hacettepe.edu.tr alan adı altındaki adreslere erişebildiğimi fark ettim. Dışarıya çıkışlarda bir sorun olmalı.

İkincisi bölümümüz tarafından sağlanan ssh (Secure Shell) ile hesabımıza uzaktan etişme hakkı. Bu makine de hacettepe.edu.tr altında olduğu için buna bağlanmam da pek sorun olmadı. Eriştiğim bilgisara sadece komut satırı ara yüzüyle erişsem de komut satırı tarayıcısı sayesinde internete girmeyi deneyebildim. (Lynx ya da links deneyebilirsiniz.) Gariptir ki bağlandığım makinenin internete sorunsuz erişebildiğini farkettim. Aslında teorik olarak bir şekilde internete eriştiğinizde onu istediğiniz gibi kullanıyor olmanız gerekir. Fakat bahsettiğim tarayıcılar normal ihtiyaçları pek karşılayamıyorlar malesef.

Üçüncü etmense Linux’un daha doğrusu Linux’taki ssh yazılımının sağladığı bir olanak.

#ssh -D <portNo> <adres>

Kullandığınızda <adres> ile belirttiğiniz adresteki bilgisayara bağlanır. (kullanıcı adı belirtmek için kullaiciadi@adres seçmelisiniz.) ve bilgisayarınızın <portNo> ile belirttiğimiz portundan bir vekil sunucu (proxy server) açar.

Tarayıcınızın vekil sunucu ayarlarında adres olarak 127.0.0.1 (her zaman kendi bilgisayarınızı gösterir) port olarak seçtiğiniz portu gösterip vekil sunucunun SOCKS olduğunu belirttiğinizde bağlandığınız o bilgisayar üzerinden internete erişebiliyor olmanız gerekir.

Kabul etmek gerekirse benim için işe yaraması biraz şansla alakalı fakat bu olayın daha yaygın olarak kullanıldığı yerler de yok değil.

Normalde yerel ağlarda (özellikle kablosuz ağlarda) bilgisayarınızın yolladığı veri paketlerinin okunup okunmadığını bilmenin pek bir yolu yoktur. İletişiminizin gizliğini güvence altına alamazsınız. Bu gibi durumlarda (biraz paronayakça bir düşünce olsa da) güvendiğiniz sitelere yolladığınız bilgierin bile izleniyor olma olasılığı vardır. Hem de bahsi geçen sitelerin hiçbir kabahati olmadan…

SSH ise iki bilgisayar arasında güvenli iletişim sağlayabilmek için yaratılmıştır. SSH yoluyla iletişim kuran iki bilgisayarın iletişimi dinlense bile anlamsız şifrelenmiş verilerle karşılaşacaklardır. Bağlandığınız bilgisayarın fiziksel olarak güvenli olduğunu düşünürsek verileriniz tamamen güvende olur.

1 Kasım 2009

Posted In: bilgisayar, hacettepe, internet, linux, LinuxGezegen, proxy, ssh, teknik, vekil sunucu

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com