Bir Başkadır Benim Memleketim

Kendimi dakika başı blog yaza asosyal bir adam gibi hissetmeye başladım ama bunları yazmazsam çatlarım ;)

Bu aralar ev bakıyorum İstanbul'da. Gördüğüm ev ilanlarından biri aklıma bu günlerin beynelminel sorusunu getirmedi desem yalan olur "Türkiye Malezya Olur Mu ?" :)

Bir diğer konuda bilişim suçlarıyla ilgilenen ÜST DÜZEY bir emniyet yetkilisine birileri, Youtube un Türkiye temsilciliğinin olamayacağını çünkü şirketin hali hazırda Google'a ait olduğunu ve Google ında uzun bir süredir Türkiye ofisi bulunduğunu söylemeli artık.


Not: Tabi habertürk ün röpörtajı %100 hayali de olabilir. Güzide basınımızdan beklenecek bir davranış.

30 Eylül 2007

Posted In: asosyal, malezya, youtube

Pek Leziz !


Bir köşe yazısı için pek çok sıfat kullanılabilir. Ancak bazı yazılar vardır ki beylik sıfatlarla değil ancak sıra dışı kelimelerle tanımlanabilir.

Örneğin bugün okuduğum bir yazı [1], üzerinde yoğun kıvamlı mantar sosu bulunan, kolay kesilip, her bir lokması neredeyse çiğnenmeden ağızda eriyen Chateaubriand tadı hissettirdi bana.



Yazının tamamı ilgili bağlantıda mevcut ancak ben size beğendiğim yerlerden birkaç dilim keseyim;


Üniversiteyi anlamak için “neden eski Yunan’da?” sorusuna yanıt bulmalıyız. “Agora kültürü” dediğimiz meydanda serbest tartışma alışkanlığı önemliydi. “Mythostan logosa dönüşüm” yani dünyayı açıklamak için mitolojiler yerine rasyonaliteden yararlanmaya başlamak dönüm noktası. Böylece seküler düşünce ve eleştirel akıl ortaya çıkıyor. İşte felsefenin ve üniversitenin etkileşimi böyle başlıyor.

Fikir platformunda bütün düşüncelerin özgürce tartışılabilmesi ve “Agora kültürü”nün günümüze uyarlanması umut edilir. Devletlerden statükoyu koruması beklenirken, üniversitenin değişimin öncüsü olması arzu edilir. Sadece bilgi ile beslenen, “memur zihniyetinin dışında duruşu olan” akademik dünya üyelerinin kültür, etik ve dünya görüşü bakımından daima ileriye bakan ve hep yeni araşıylar içinde olan kişiler olması esastır.


Neyse efendim fazla vaktinizi almadan sizi bu lezzetli yazıyla başbaşa bırakayım.

[1]

29 Eylül 2007

Shame on Me !

Über müzik kültürüne sahip bir şahsiyet değilim. Ama yine de bu zamana kadar böyle bir sesi fark edememişim.

25 Eylül 2007

Posted In: müzik

İzmir’i bu sene Penguenler Kurtaracak!

Bu caddede toplu halde gezen penguenler görürseniz sakın paniklemeyin. Derin bir nefes alın, gülümseyin ve kibarca onlara katılmanızda bir sakınca olup olmadığını sorun. Aynı şekilde onlarda size gülümserse şansınız yaver gidiyor demektir.

Ola ki caddede rastlaşamadınız, ama illa ki meraktasınız; aşağıda vereceğim buluşma adresine buluşma saatleri dahilinde uğrayın. Bir sandalye çekerek, bir kenara ilişin. (Bir de küçük bir sır vereyim size; bu penguenlerin yiyeceğine içeceğine dokunmadığınız takdirde yanlarında rahatça siz de yeyip içebilirsiniz. Çok neşeli olduklarından siz de bir güzel eğlenirsiniz.)

Pişşşt, buraya bak, çok gizli buluşma bilgilerini veriyorum:
Tarih: 9 Eylül Pazar
Saat: 11:00-15:00 arası(bu kesin uzar :))
Yer: The Pub - Gazi Kadınlar Sok. No:16 / Alsancak
Kabaca tanım: Kıbrıs Şehitliği caddesindeki italyan kültür merkezi karşı sokağında sol tarafta

Not: Gizli planı yalnızca penguen sevenlere anlat. Diğerlerinin bundan asla haberi olmamalı. Anlarlarsa çok kızarlar!

8 Eylül 2007

e-dergi

KTÜ’den bir grup bilgisayar mühendisliği öğrencisi bir e-dergi çıkarmaya girişmişler. Editörlerinden Aydın, GNU/Linux ile ilgili yazmamı rica edince ben de dahil olmuş oldum. Her pazar, sadece son kullanıcı gözüyle GNU/Linux yazılarım yer alacak. İlk yazı da Daha İnsancıl Bir Ubuntu İçin Automatix oldu. Her on yazıda bir kendi başlıklarımdan oluşan bir derlemeyi bloğuma taşıyacağım.

6 Eylül 2007

Posted In: gnu/linux, Linux Gezegeni, serkan, ubuntu

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com