Pardus ne durumda?

Aşağıdaki yazıyı BMO Dergi için yazdım, olduğu gibi buraya da alıyorum. Tek farkı daha fazla bağlantı içermesi.

Pardus başlangıcında kendi özgün teknolojilerini geliştirme hedefinde olan bir GNU/Linux dağıtımı projesiydi. Geliştiricilerinin çok büyük bölümü TÜBİTAK çalışını olan proje kullanıcı tarafında ciddi bir heyecan yaratmıştı. Daha önce hiç GNU/Linux dağıtımı kullanmamış, özgür yazılım kavramından haberi olmayan kullanıcılar bile Pardus’la özgür yazılım dünyasına adım attılar. Bireysel kullanımda bir miktar yaygınlığı olsa bile kurumsal anlamda kayda değer bir yaygınlık elde edemedi, hatta TÜBİTAK kendi bünyesinde bile kullanmadı Pardus’u.

Ülkemizde işletim sistemi ölçeğinde bir yazılım projesinin geliştirilmesi hem özgür yazılım alanında bir bilinç oluşması, hem de bilişim dünyasındaki genç insanlara ‘ben de yapabilirim’ duygusunu vermesi açısından çok önemliydi. Etkinliklerde geliştiricileri görebildiğiniz, hatta katkıda bulunabildiğiniz bir işletim sistemi kullanmak heyecan verici bir şeydi. Proje böyle bir heyecanla devam ederken 2011 yılında geliştiricilerin neredeyse tamamı işten çıkartılınca, TÜBİTAK çalışanı olmayan hiç geliştiricisi kalmamış Pardus’un nasıl sona erdiğini hepimiz gördük. Bu süreçte yaşananlar hakkında çok az yazı yazıldığından tek bildiğimiz projenin durdurulması kararının teknik bir karar olmadığı. 2012 Mart’ında Pardus’un Yarını Çalıştayı adında bir toplantı TÜBİTAK tarafından düzenlendi ve bir şekilde Pardus’la ilgili tarafların fikirleri alındı. Daha sonra bu fikirler değerlendirilmeye alınmadı ama Pardus’un bir işletim sistemi olarak değilse de kendi şemsiyesi altında özgün yazılımlar geliştirilen bir program olarak hayatına devam edeceği mesajını daha o toplantıdan almıştık. [5], [6], [7]

İzlenen yöntem ve geldiği yer açısından çok şey söylenebilecek olsa da Fatih Projesinin ülkemizin en kapsamlı bilişim altyapısı projesi olacağı o zaman da belliydi. Yukarıda bahsettiğim toplantının ardından Fatih Projesi kapsamında okullara verilen etkileşimli tahtalarda Debian paket yöneticisini kullanan bir dağıtımın Pardus adıyla kullanıldığını gördük [8]. Bu Pardus’un o zamana kadar geliştirdiği bütün özgün teknolojilerin kullanılamaz duruma gelmesi anlamına geliyordu. Bu tarihten itibaren Pardus yeni bir yola girdi ve TÜBİTAK bünyesinde yeni çalışanlar işe alarak Debian temelli dağıtımlardan biri oldu.

Mevcut durumda Pardus çok büyük ölçüde Debian paketlerini kullanan bir GNU/Linux dağıtımı. Kendine hedef olarak özgün bir dağıtım hazırlamaktan daha çok kamuda özgür yazılımın kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlıyor ve ülkenin ihtiyacı olan yazılımları özgür yazılımlar olarak geliştirmeyi hedefleyen bir programa dönüşmüş durumda [1]. “Bunun yapılması için Pardus tarafından geliştirilen yazılımlardan vazgeçilmesi gerekiyor muydu” sorusu üzerinde tartışılabilecek konulardan biri ama bundan sonra yapılacaklar için bu tartışmanın öncelikli olmadığını düşünüyorum.

Pardus ülkenin hangi ihtiyaçları için özgür yazılım çözümleri geliştiriyor sorusu üzerinde biraz duralım.

Yukarıda da bahsi geçen Fatih Projesi için geliştirilen Etkileşimli Tahta Arayüzü Projesi (ETAP) [2] geliştirilen yazılımların en geniş kullanım alanına sahip olanlarından biri. Yüzbinlerce sınıfta, milyonlarca öğrencinin karşısına çıkacak ilk işletim sisteminin bir özgür yazılım olması çok önemli bir konu [9]. Pardus’un geliştirdiği ETAP bence çok başarılı bir proje. İlk prototiplerinden [10] bu yana takip ettiğim ETAP Fatih projesinin bütün ihtiyaçlarına cevap verebilen modern bir araç durumunda. Umarım Milli Eğitim Bakanlığı Fatih Projesinde özgür olmayan alternatifleri değil de ETAP’ı kullanır. Bu konu işletim sistemine ve onun üzerinde koşacak yazılımlara ödenecek lisans bedellerinin çok fazla olmasından daha çok ülkedeki özgür yazılım bilincinin artması açısından önemli. İlk işletim sistemi olarak sahipli bir yazılımı çocuklarımıza göstermek hem doğru değil, hem de ülke menfaatlerine uygun değil. [11],

Kurumların Pardus veya başka bir GNU/Linux’u işletim sistemi olarak kullanabilmeleri için ihtiyaç duydukları bir diğer proje de merkezi sistem yönetimi yazılımı olan Lider/Ahenk [3]. Kurumsal politika belirleme ve uygulama konusundaki ciddi bir ihtiyaca cevap veren Lider/Ahenk [12] mevcut durumda oldukça kullanılabilir bir ürün. Engerek [13] ve Ahtapot [14] gibi diğer projelere de Pardus’un sayfasından ulaşılabilir.

Kamuda özgür yazılım kullanımına geçiş hedefinin sadece Debian paketleri ve onun üzerinde koşacak kendi yazılımlarımızla gerçekleşmeyeceğini de bilmemiz gerekiyor. İngilizce konuşan dünyadan farklı bir alfabemiz olduğunu ve tek farkımızın da bundan ibaret olmadığını unutmadan yaygın kullanılan özgür yazılım projelerinin geliştiricilerinin de yetiştirilmesi/desteklenmesi gerekiyor. Bir küçük örnekle bunu netleştireyim. LibreOffice 30 yıllık köklü bir özgür ofis programı. Bir kurumun veya kullanıcının ihtiyaçlarına cevap verebilecek durumda ve dünyada çok yaygın kullanılıyor. İngilizce konuşan dünyada yüzde ifadesi 50% şeklindeyken biz %50 olarak yazıyoruz. Bu farklı kullanım LibreOffice belgelerinde sorunsuz kullanılabiliyor çünkü bizden bir geliştirici bunu gördü ve düzeltti [4]. Bir özgür yazılım göçü sırasında böyle çok şeye ihtiyaç duyacağımız ve bunların çözümü için sadece Pardus’un yeterli olmayacağı çok açık olmalı. Tek başına TÜBİTAK’ın veya Pardus’un yapabileceklerinin sınırlı olduğunu göz önüne alıp ülkedeki özgür yazılım ekosisteminin büyütülmesinden başka bir çözümün olmadığını düşünüyorum.

Bugün itibariyle Pardus hedeflerine ulaşmış değil. Henüz kendi projelerine kurum dışından katkı alamadığı gibi sürüm politikaları ve geliştirici belgeleri kamuyla paylaşılmış değil. Bunları gerçekleştirmek için çabalar var ama hızlandırılması ve yoğunlaştırılması gerektiği de açık.

Pardus’un kat edeceği uzun bir yol var ama ülkemizde özgür yazılımın kullanımının arttırılması açısından çok büyük önem taşıyor.

22 Mart 2017

Posted In: Debian, etkileşimli tahta, Gezegen, Özgür yazılım, pardus, tubitak

Etkileşimli tahtalarda GNU/Linux

Fatih projesi ülkemizin eğitim hayatını çokça değiştirdi. Etkileşimli tahtalar ve tabletler neredeyse bütün sınıflara girdi. Hem bir bilişimci hem de bir baba olarak projede benim de eleştirdiğim çok şey var ama şimdi yazmak istediğim konu başka.

Hepimizin malumu fatih projesinde kullanılan işletim sistemi çok önemli. Bir kısmı hayatlarındaki ilk bilgisayarı görecek olan çocukların karşısına özgür olmayan bir işletim sistemi çıkarmak ve bütün eğitim hayatları boyunca onu karşılarında tutmak onları "lisans bedeli, krekli yazılım, kırılmış yazılım, izinsiz kullanım, virüs, antivirüs" kavramlarıyla büyütmek demek olacaktır. Debian, Pardus veya Android ise sunacağı teknik olanakların yanında çocuklarımızın "özgürlük, sınırsız kullanım, özelleştirebilme, paylaşım" gibi kavramlarla büyümelerine imkan verecektir.

Her ne kadar etkileşimli tahtalarda windows ve linux yüklü olsa da açılış ekranında işletim sistemini dokunarak seçmek mümkün olmadığından pratikte sadece windows kullanılıyor. İşin doğrusu bir usb klavye takarak linux tarafı seçilse bile üzerinde neredeyse hiç bir eğitim uygulaması bulunmadığından kullanılacak halde de değildi.

Geçen ay TÜBİTAK'ta katıldığım bir toplantıda etkileşimli tahtalar için hazırlanan KDE arayüzünü inceleme fırsatı buldum. Hiç kolay beğenmeyen biri olarak Pardus ekibinin üzerinde çalıştığı bu arayüzü çok başarılı bulduğumu söylemeliyim. Milli Eğitim Bakanlığının etkileşimli tahtalarda GNU/Linux kullanmayı tercih etmesi ülkemizin önünü açacak büyük bir hamle olacaktır diye düşünüyorum.





12 Temmuz 2015

Posted In: Debian, fatih, Gezegen, kde, linux, pardus, tahta

PisiLinux 1.1 Yayınlandı

Pardus projesinin 2012 Ocak ayında sonlandırılmasından sonra yaşanan belirsizliğin ardından projenin teknik altyapı değişikliğiyle yoluna devam etmesine karar verildi. Normal şartlarda tamamladığım bu cümlenin ardından bir bağlantıya atıfta bulunurdum ama inanın İnternet’in derinliklerinde Pardus ile ilgili bu konudaki  bağlantıları aramak bile istemiyorum. Çünkü ben ve benim gibi pek çok kişi o süreçte çok üzüldü , kırıldı ve Pardus adını bile duymak istemedi ki hâlâ böyle hissedenlerin olduğunu biliyorum.

2012 Yılı bu belirsizlikle geçerken bazı Pardus severler başka dağıtımlara, bazıları da “yeni” Pardus’a geçiş yaptı geriye kalan kitle ise işimi göremeyecek duruma gelen kadar Pardus’ kullanmaya devam edeceğim derken çok az sayıdaki Pardus sever ise bir iddia ile ortaya çıktı “paketleri güncel tutacağız” Paketleri güncel tutma çalışmaları 2013 başlarında  Pardus’a özgü PİSİ , COMAR, YALI, KAPTAN gibi  teknolojileri kullanacak yeni bir Dağıtım oluşturmaya evrildi.

Tıpkı Pardus’un yıllar önce Gentoo’yu kuluçka dağıtım olarak kullanması gibi Özgün Pardus’un ardılı olan  bu yeni dağıtım da Pardus 2011.2 sürümünü kuluçka dağıtım olarak kullandı ve tıpkı ana rahmindeki bir cenin gibi bir süre sonra kalp atışları duyulmaya başlandı.

PisiLinux

PisiLinux

Yeni Dağıtımın Adı PisiLinux

Bir GNU/Linux dağıtımını diğerlerinden ayıran en önemli özelliği kuşkusuz kullandığı paket yönetim sistemidir.  Özgün Pardus’un en önemli özelliği de elbette diğer dağıtımlardan farklı olarak kendi paket yönetim sistemi olan PİSİ idi bundan dolayı yeni dağıtımın adı Pisi Linux oldu.

Çalışmalar sınırlı sayıda paketçinin çabalarıyla github üzerinde  sürdürüldü.  Paketler gözden geçirildi sürümleri güncel’e çıkarıldı, Pardus hata sistemine girilen yeni paket istekleri baz alınarak yeni paketler eklendi, Yalı içeriği güncellendi, Pisi’ye ihtiyaçlar gözönüne alınarak eklemeler yapıldı. Zahmetli ve uzun bir çalışmanın ardından geçtiğimiz Ağustos ayında ilk kararlı sürümü olan PisiLinux 1.0 yayınlandı.

29 Ekim 2014 günü yani Cumhuriyetimiz’in 91. Yıldönümünde ise güncellenen paketler 300 Mb geçtiği için ilk ara sürüm Pisilinux 1.1  sessiz sedasız yayınlandı. PisiLinux!u meydana getiren bu fedakâr ekip tıpkı iki yıldır yaptıkları gibi çalışmalarına sessiz sedasız devam ediyor…

Geçen iki yılda;

1- Kaderine terk edilen Pisi paketleri güncellediler.

2- Yeni paketleri depoya aldılar.

3- Yeni bir dağıtımı meydana getirdiler.

4- Pisi’ye yeni özellikler eklediler.

5- PisiLinux Topluluğunun temellerini attılar. Bu amaçla proje sayfası, Web Sitesi,  Forum, Hata Takip Sistemi,Yardım Kanalları‘nı hayata geçirdiler.

Bu tip blog yazıları genelde “etkin” destek çağrısı amacıyla yazılır ki ben de daha önce böyle birkaç yazı yazmıştım. Ancak bu sefer öyle değil.

Bu sefer sadece bir son kullanıcı olarak size PisiLinux’u sadece deneme amaçlı da olsa kurun kullanın demek için yazıyorum. PisiLinux 1.1 sürümünü indirin ve  önyargılarınızı bir kenara bırakarak kullanın. Bir bakın eğer işlerinizi yapamayacağınızı düşünürseniz de  kaldırın.  Bu seviyeye gelmiş olan Pisilinux artık sizden sadece kullanılmayı ve hak ettiği değeri görmeyi bekliyor.

Daha önce defalarca Linux dağıtımları kurdunuz kaldırdınız bir kez daha yapabilirsiniz haydi!

Sürüm Çıkış Târihi İndirme Bağlantısı
Pisi Linux 1.1 KDE  29.10.2014
Pisi Linux 1.0 KDE  14.08.2014
Pisi Linux 1.0 LXDE 14.08.2014
Pisi Linux 1.0 XFCE 14.08.2014
Pisi Linux 1.0 Minimal 14.08.2014

2 Kasım 2014

Posted In: Dağıtım, gnu, indir, linux, özgürlükiçin, pardus, Pisi, PisiLinux

LibreOffice’den haberler…

Aslında uzun uzadıya yazacak çok şey var ama zaman olmadığından kısa kısa derlemek en iyisi…

  • TDF LibreOffice’in Android sürümü için ihaleye çıkıyor: Bilindiği üzere epeyce bir zamandır LibreOffice’in Android sürümü için çalışmalar yürütülmekteydi. Bu çalışmalar sıfırdan bir uygulama yazmanın zorluğu ve LibreOffice camiasının bu konuda yeteri kadar donanımlı ve platforma hakim katkıcıları olmadığı için ağır aksak ilerlemekteydi, temel belge görüntüleyicisi üzerinde Smoose vb gibi şirketlerin sponsorluğunda biraz ilerleme kaydedilmişse de temek çerçeve oluşturma meselesi istenilen hızla ilerlemedi. Bu yüzden The Document Foundation LibreOffice’in Android sürümün temel çerçevesini oluşturmak ve üzerine temel özellikleri inşa etmek için ihaleye çıkma kararı aldı. Bu ihale ile Şubat 2015’de temel düzenleme özellikleri çalışır halde bir Android uygulamasına kavuşmak hedefleniyor. İhale duyurusunu şuradan okuyabilirsiniz. Türkiye’den de bu ihaleye katılmak isteyen şirketler olursa çekinmeden başvursunlar derim.
  • TÜBİTAK’ın yazılım uyum sorunları yaşanmayacak olan bilgisayarlarda LibreOffice ve Pardus kullanılması ile ilgili bir genelge yayımladığını duyduk. Detaylarını öğrenmek için bu genelge ve hedeflenen bilgisayar sayısı gibi rakamlara ulaşmak için ilk fırsatta bir girişimde bulunacağım. Bu bilgiler ile güzel bir göç haberi hazırlayabilir ve küresel olarak da duyurabiliriz.. Şayet bu yazıyı okuyan yetkili varsa, bilgileri temin ederse çok daha iyi olur. Bu tür göçler bizim için önemli, hele TÜBİTAK gibi bu konuda yıllardır bir şekilde öncülük etmeye çalışan bir kurum için gecikmiş bir karar. Şahsi görüşüm ise daha önce de dediğim gibi, yazılımı sadece kullanmak değil, üretimine de katkıda bulunmak gerekir, bu sebeple TÜBİTAK’ın olması gereken yer kurumsal kullanıcıdan öte TDF Tavsiye Kuruluna üye olmak ve/veya LibreOffice geliştiricisi istihdam etmek… Türkiye’deki kullanım ve Türkçe için yapacak çok şey var…
  • Üyesi bulunduğum TDF’nin Üyelik Komitesi seçimleri yapılıyor. Bu seçimde aday oldum. Seçim duyurusu şurada ve adaylık için öz tanıtımım da şurada. Seçileceğimi sanmıyorum ama vakıfta görev almak ve seçimlerin daha zengin olması için aday oldum.
  • LibreOffice konferansı bu yıl Bern’de gerçekleştirildi. Ülkemizden geçen yılki konferansa katılmış olan Efe Gürkan Yalaman bu yıl da GSoC öğrencisi olarak Bern konferansına katıldı. Detaylarını günlüğünde yazar diye tahmin ediyorum. Konferansla ilgili haberleri gezegenden ve sunum ve diğer içeriği ise konferans sitesinden okuyabilirsiniz.
  • Önümüzdeki yıllardaki LibreOffice konferansını Türkiye’de gerçekleştirmek için sevgili Volkan Evrin niyetli… LKD öncülüğünde bu organizasyona ev sahipliği yapabiliriz diye düşünüyorum ama organizasyon işi benim pek becerebileceğim bir şey değil. Başvuru vs süreçlerde elimden geleni yaparım. Ama organizasyonun maddi/manevi ve lojistik kısımları ile ilgili durumlar nasıl olur bilemiyorum. Dediğim gibi anladığım şeyler değil.

Haberler böyle… LibreOffice’in özgür yazılım dünyası için ne kadar önemli olduğunu söylemekten sıkıldım, tamam ofis yazılımına katkı vermek kolay değil ve sıkıcı bir alan diye düşünülebilir ama sahip çıkmadan da olmuyor. Bu nedenle özellikle eli kod tutan ve zamanı olan özgür yazılım severleri LibreOffice’e katkı vermeye çağırıyorum.

Mutlu günler.

Sonrası LibreOffice’den haberler… Günlüğüm ilk ortaya çıktı.

9 Eylül 2014

Posted In: Gezegen, libreoffice, LibreOffice Android, LibreOffice konferansı, linux, lkd, oi, pardus, tdf, tubitak

Pardus’a Göç Etmiş Kamu Kurumları

Takip edenlerin bildiği gibi Pardus projesi 2011 yılı sonunda teknolojik ve idari olarak sona erdirilmişti. Tübitak 2012 yılında yine Pardus adıyla  farklı bir proje geliştirmeye başladı. O yıllarda yeni projenin ilk idarecilerinin basına verdiği röportajlardan hatırladığım kadarıyla kamuda yaygın kullanım, ileri teknoloji gibi ilkelerden heyecanla bahsediliyor kulağa çok hoş geliyordu.

Aradan geçen yıllarda proje nereden nereye geldi hiç takip etmedim. Zaten artık gelinen noktada Pardus projesinin ne kadar kallavi bir teknoloji olduğunun/olmadığının bir önemi yok. Önemli olan kamu kurumlarının ve kamu idaresinin Linux ve özgür yazılımları tercih etme konusundaki iradesi. Maalesef  böyle bir irade göremedik. Tıpkı 2012 öncesinde olduğu gibi.

Ben yine de tarihe not düşme açısından BİMER aracılığı ile Tübitak'tan Pardus'a göç eden kurumların listesini istedim, gelen cevap aşağıda;


06.06.2014 tarih ve .... sayılı başvurunuz, BİMER sistemi üzerinden 
Kurumumuza yönlendirilmiş, Kurumumuz  tarafından incelenmiştir.

Pardus aşağıdaki Kamu Kurumlarında kullanılmaktadır:

- Milli Savunma Bakanlığı
- İSKİ
- Jandarma Genel Komutanlığı
- Gaziantep Halk Sağlığı Merkezi

Bu kurumlarda Pardus'a Göç yapmış toplam kullanıcı sayısı 
11 bin civarındadır.

Bilginize sunarız.

Zaten bu konu kamu idaresinin öncelikleri arasında zurnanın son deliği bile olmadığından kısa ve orta vadede pek umutlanmamak ve vatandaşların çocuğunun rızkından arttırıp ödediği vergilerin bir kısmının lisans anahtarları karşılığında ABD bankalarına aktarılmasını içimize sindirmek lazım.

17 Haziran 2014

Posted In: lkd_gezegen, Özgürlük için, pardus

Wiki Kurtarma

Pek çok seçkin kişinin emekleriyle meydana getirilen Pardus-wiki geçtiğimiz yıl sorumsuz bir şekilde yayından kaldırıldı.

Yukarıda okuduğunuz cümle; içerisinde yüzlerce maddeyi, bu maddelerin yazılması, güncellenmesi uğruna harcanan binlerce saati, onca emekten sonra pardus-wiki’nin bir çırpıda internet’in derinliklerinde yok edilmesinin yarattığı üzüntü ve kırgınlığı anlatmaya yetmiyor, kurulacak diğer cümleler de yetmeyecek!

Pardus 2011 sürümünün sonlandırıldığının açıklandığı 2012 Ocak ayından sonra bunların başımıza geleceğini anlamış bir şeyler yapmanın derdine düşmüştük. Pardus-wiki’de yetki istedik alt tarafı bir yetki, vermediler!

Gün bu gün oldu. Pardus’un ardılı olan Pisi Linux özverili bir ekip tarafından oluşturuldu. Yalnız kaldılar yılmadılar, emek verdiler Pisi Linux’u mevcut haline getirdiler ve daha iyisini yapabilmek için  çalışmaya devam ediyorlar.

==PisiLinux Wiki==

Pisi Linux kullanıcılarının yardımına koşması amacıyla bir wiki sayfası açıldı. Henüz yolun başında, insan gücü sınırlı (şimdilik aktif çalışan 3 kişi). Sıfırdan bir wiki oluşturmak bu şartlarda çok zor.

==Wiki Kurtarma==

Keşke Pardus Wiki’sine ulaşmak mümkün olsa da oradaki maddeleri Pisi Linux Wiki’sine aktarsak. Ne güzel olurdu.

İşte bu noktada interneti arşivleyen  https://archive.org/web/  ve LibreOffice Writer imdadımıza yetişti. Biz yavaş, yavaş elimizden geldiğince maddeleri taşımaya başladık. Size nasıl yaptığımızı anlatmaya çalışacağım;

https://archive.org/web/ sayfasındaki arama kutusuna http://tr.pardus-wiki.org  yazıyoruz.

web arşiv arama kutusu

web arşiv arama kutusu

* Arama sonucunda açılan sayfada arşivlendiği tarihler takvim üzerinde koyu renkli olarak gösteriliyor.

* En yakın tarihi seçiyoruz.  Açılan sayfada Pardus-Wiki’nin o anki görüntüsüne ulaşıyoruz.

* Taşımak istediğimiz maddeye bağlantıları tıklayarak ulaşıyoruz.

Örneğin Atölye içinde yeralan ActionsAPI maddesini taşıyalım

* Madde içeriğini kopyalıyoruz.

webarsiv2

* LibreOffice Writer sayfasına yapıştırıp Dosya > Dışa aktar’ı tıklayıyoruz. Açılan pencerede dosya adını yazıp, Filtrele kısmından da MediaWiki (txt) ‘yi seçip kaydediyoruz.

LibreOffice Writer Dosya>Dışa aktar

LibreOffice Writer Dosya>Dışa aktar

* Pisi Linux Wiki’sinin arama bölümüne oluşturmak istediğimiz maddeyi Pardus Wiki’deki adıyla aynı olmasına özen göstererek aratıyoruz. Doğal olarak henüz oluşmamış madde için “Bu vikide “Deneme” sayfasını oluştur!”  gibi bir yazı çıkacak. Yazıdaki kırmızı renkli bağlantıyı tıklayıp açılan sayfadaki yazım bölümüne MediaWiki(txt) formatında kaydettiğimiz dosyanın içeriğini kopyalayıp, yapıştırıyoruz.

webarsiv4

* Kaydet deyip maddeyi oluşturuyoruz.:)

==Sorunlar==

Herşey güllük gülüstanlık değil elbette. Bahsettiğim yöntem taşıma işini biraz kolaylaştırıyor ancak bazı eksikleri de yok değil?

* Görseller taşınamıyor. Yeniden eklenmesi gerekiyor.

* İç ve dış bağlantılar kırılıyor. Adreslerin önüne web.arshive.org…. adresi ekleniyor. [[maddeadı ]]şeklinde olması gereken iç bağlantılar [URL maddeadı] şekline dönüşüyor. Bağlantıların yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

* Şablonlar henüz Pisi Linux Wiki’sinde bulunmadığı için görüntülenemiyor.

* Tablolar bozuluyor. Yeniden oluşturulması gerekiyor.

==Son==

* Bildiğiniz daha pratik bir yöntem varsa bizimle paylaşabilir

* Wikimizdeki maddelerin “Kırmızı’dan” Mavi’ye” dönmesine yardımcı olabilirsiniz.


9 Şubat 2014

Posted In: özgürlükiçin, pardus, PisiLinux

Pardus Yaz Kampı 2013 Hakkında…

Eylül ayına girdiğimiz bugün http://kamp.pardus.org.tr/ adresi altında yürütülen Pardus Yaz Kampı ne durumda diye merak edip bir bakınayım dedim. Sitedeki bol ünlemli bir duyuru sayesinde erişilen http://gitweb.pardus.org.tr/ sayfasına girdiğimde beklemediğim bir manzarayla karşılaştım.

pardusyazkampiAçıkçası bu sayfaya en son 1 ay kadar önce girmiştim, bugün girmeden önce “projelerin süresi de dolar yakında, artık ortam şenlenmiştir” diye düşünüyordum ama boşuna… Projelerle ilgili kişiler ya hayatlarında daha önce SVN, Git falan kullanmamışlar, ya da bu projelerde kullanmaya gerek duymuyorlar (o nasıl olacaksa) bilmiyorum ama en son 3 hafta, 5 hafta önce commit yapılan proje nedir yahu? Hem de bir değil, kaç proje birden…

1 Eylül 2013

Posted In: Gezegen Yazıları, git, linux, pardus, pardus yaz kampı

Türkiye ve Linux

Uzun süredir  işlerimin yoğunluğu sebebi ile Linux dünyası ile ilgili hiç yazı yazamadım. Biliyorsunuz. 2011 senesinde “Özgür Bilişim Teknolojileri sınıfı” projesini başlatıp en azından kendi adıma örnek bir proje olarak bitirdim. O gün kurduğum “Pardus Kurumsal 2” işletim sistemleri hala ilk günkü kararlı yapısında çalışmaya devam ediyor. Pardus ile aramda kalan tek bağ (gönlümün bir yerlerinde hep bir bağ olsa da) o bilgisayar sınıfından ibaret. Birde unutmadan, Fatih Projesi sebebiyle Bilişim Teknolojileri Rehber Öğretmeni olarak çalıştığım okullarda Akıllı tahtalar açılırken “Boot Menu” de çıkan dokunmatik ekranla seçim yapılamayan “Pardus” yazısı…

Neredeyse 1 yıldır gelişmeleri de takip etmiyorum. Posta gruplarında kopan büyük tartışmalar. Topluluklarda ve yönetimde oluşan çatlaklar, kavgalar vs. açıkçası beni biraz bu konulardan soğuttu diyebilirim.

Linux Özgürlükçüdür.

Linux kullanmak veya açık kaynak kodlu bir yazılım kullanmanın altında bedava yazılım kullanmaktan çok öte bir düşünce yapısı var. Özgürlükçü, demokratik, insan haklarına saygılı ve paylaşımı seven, insanlığa hizmet etmek isteyen bir düşünce yapısı.

Sanırım bizim ülke olarak Linux ile ilgili yaşadığımız sorunlar aslında bütün bunlarla ilgili. Hayatımızdaki kavga buraya da yansıyor. Örneğin birileri Pardus’un ulusal olmasına takılırken birileri başka bir Linux versiyonunu ulusal olmadığı için kullanmayı veya desteklemeyi reddetti. Hatta işletim sisteminden vazgeçtim paket yöneticisi bize özgü olmalı mı olmamalı mı tartışmaları.

Şimdi bu tartışan insanların bir kısmı ya Linux kullanmıyor veya 2. işletim sistemi olarak kullanıyorlar.

Keşke herkes Linux Debian kullanıyor olsa.

Öncelikle Pardus 2013ü kurmadım. Kendi bilgisayarımda uzun zamandır Linux Mint kullanıyorum ve etrafımdakilerin bilgisayarlarına Linux Mint ve  Ubuntu kuruyorum.

Şimdi Pardus 2013 Debian tabanlı oldu diye ortalık yıkıldı. “kopya Linux” diyenler, neler neler…

Şimdi Pardus yönetimi, topluluk vs. bunların içinde yaşanan bütün sorunları boşverelim. Şöyle bir düşünelim;

Birisi alsa Debian Linux versiyonunu ve buna bir Pardus duvar kağıdı değişecek şekilde hazırlasa ve piyasaya sürse. Bizler de Debian kaynaklarındaki bilgilerden yararlanıp bu duvar kağıdı değişik Debian’ı kullanan insanlara yardım etsek ne olur. Bu kopya Linux’u Okullardaki bilgisayarlara kursalar, paket yönetici ile uğraşacakları enerjiyi okullarda kullanılmasının arttırılmasında harcasalar. Öğrenciler Linux ile ders işlenen sınıflarda ders alsa, Linux bilgisayar laboratuvarlarında yazılım geliştirmeyi öğrenseler, Öğretmenler Linux üzerinden sınav ve ders içerikleri hazırlasa, idareciler okulu Linux ile idare etseler…

Fazla değil 10 sene sonra 1 değil 10 tane Ulusal işletim sistemine sahip oluruz.

Başka bir açıdan ihtiyacımız olan şey bu gelişime kaynak olacak firmalar.

Bu iş dünyada kurulan vakıflar ve bu vakıflara aktarılan paralar ile yürümekte. Vestel, Casper veya herhangi bir firma bu işe gönül ve para verecek, milyonlarca insanın gönlünü alacak geleceğine yön verecek. Ama belki ticari sebeplerle ve belkide yapılan anlaşmalar verilen sözler sebebi ile kimse elini taşın altına koymuyor.

Agrasif bir yazı oldu. Hatam varsa affola, sizlerde fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim.

Son bir sözüm daha var;

Yakın bir zamanda akademik sebeplerle uzun süredir ertelediğim vatani görevimi yapmak üzere askere gideceğim. işlemleri yapmak üzere gittiğim askerlik şubesinde Pardus kullandıklarını gördüm. Askeriyenin Pardus kullanımı ile ilgili olarak izlenimlerimi de ilerki yazılarımda aktarmayı düşünüyorum.

11 Ağustos 2013

Posted In: Fatih Projesi, linux, Linux kullanımı, pardus

Pardus-Anka Etkin Destek Çağrısı

Özgür yazılım toplulukları ve özgür yazılıma ilgi duyan herkese ;

Yayınlandığı günden geliştirilmesinin durdurulduğu 2012 yılına kadar GNU/Linux dağıtımları arasında kendisine önemli bir yer bulan Pardus GNU/Linux dağıtımının ardılı olarak
2012 yılı içerisinde çalışmalarına başlayan ve Pardus GNU/Linux dağıtımına özgü teknolojileri devam ettirmeyi amaçlayan Pardus-Anka çalışması geçen zaman içerisinde Paketleri güncel
tutma çabasının ötesinde bir hal alarak yepyeni bir dağıtım haline gelmiştir.

Pardus-Anka GNU/Linux dağıtımı tamamen gönüllü geliştiricilerinin omuzlarında özverili bir çalışmayla yürütülmektedir. Maddi bir kazanç beklentisi içerisinde olmayan geliştiriciler
zaman ve bilgilerinin izin verdiği oranda katkıda bulundukları çalışmalarını siz değerli özgür yazılım gönüllüleriyle beraber yürütmeyi istemekteler.

Sizlerde bilgi ve zamanınız ölçüsünde Pardus-Anka GNU/Linux dağıtımının gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. Özgür yazılım felsefesine uygun olarak çalışmalarımız tam bir şeffaflık içerisinde
yürütülmektedir. Yaygın programlama dillerine hakim , özgün pardus teknolojilerine aşina ya da pisi paket yapımı konusunda bilgi sahibiyseniz Pardus-Anka GNU/linux sizi destek olmaya
çağırıyor.

Pardus-Anka GNU/Linux dağıtımı çalışmalarını www.github.com/pardus-anka üzerinde gerçekleştiriyor.
Kullanıcıları frenode üzerinde #pardus-anka kanalında yardımlaşıyor.
geliştiricileri frenode üzerinde #anka-develop kanalında buluşuyor.
hata kayıtlarını bugs.pardus-anka.org adresinde kabul ediyor.

http://www.ozgurlukicin.org/haber/etkin-destek-cagrisi/


13 Şubat 2013

Posted In: özgürlükiçin, pardus

Genç Pardusçular Rahatsız

Pardus danışma kurulunun bir üyesi olarak Pardus yönetiminin toplantının yapıldığı 29/06/2012 tarihinden bu yana yapılması planlanan e-posta üzerinden tartışmaya devam edip kurulun yapısını ve ilk kararlarını alması konusunda  herhangi bir yazı yazmamış olmasına üzülürken bir başka önemli gelişmeyi malesef twitter üzerinden öğrendim.(1)

Pardus yönetimi ODTÜde sektör firmalarıyla bir toplantı yapmış ve Pardus’u anlatmışlar tabi anlatılan bu Pardus benim yeni pardus olarak adlandırdığım debian tabanlı pardus daha doğrusu pardus görünümlü debian.

Twitter üzerinden Orçun Madran’ın twitinde  firmalara bir çağrı yapıldığı  (2) söylenmesine rağmen çözüm ortağı olan firmalarında toplantıyı twitterdan duyduklarını öğrenmiş bulunuyorum. Nedenini de şu twitten anlamak mümkün “Bizi yönetmek isteyen firmalarla çalışmak istemiyoruz”(3)

YÖNETMEK ?

Benim açımdan toplantının en önemli açıklaması bu. Bildiğiniz gibi Danışma kurulunun ilk toplantısında TÜBİTAK yönetimiyle kurul üyelerinin çoğunluğu pisi den vazgeçilerek debian tabanlı olarak pardus’un yoluna devam etme kararının hem alınma yöntemine hemde teknik gerekçeleri konusunda fikir ayrılığına düşülmüş ve toplantı dişe dokunur bir karar alamadan dağılmıştı. Aradan geçen iki haftada da TÜBİTAK ve içerisinde göç ortakları temsilcisinin de bulunduğu bir kurul’un arasında herhangi bir iletişim kurulmadığı da düşünüldüğünde   Sayın Abdullah EROL’un “bizi yönetmek isteyen firmalarla çalışmak istemiyoruz” cümlesinin ne anlama geldiğini anlamak güç değil. Bir noktayı daha belirteyim bugün Kurul üyelerinden Necdet Yücel  Kurul üyelerinin tamamını cc listesine eklediği mailinde danışma kurulunun durumunu sormuş aradan geçen yaklaşık 6 saate rağmen hala bir cevap verilmemiştir.

Ben herkese açık olan bu platfordan bir kaç soru sormak istiyorum.

1- Danışma kurulu pardus hakkında bir karar vermeyecekse süreci yönetip yönlendiremeyecekse varlığının fonksiyonu ne olacak?

2- Danışma kurulunda en önemli tartışma pisi den vazgeçilmesi kararı üzerinde dönmüş ve “bundan önceki sözleşmelere zarar vermeyecek şekilde karar alır” gibi bir cümleyle pardus’un yeniden pisi ile yoluna devam etme umudu korunurken neden hala Debian tabanlı Pardus ile toplantılar yapılıyor?

3- ODTÜ de yapılan toplantıya göç ortakları neden çağrılmadı?

4- TÜBİTAK gerçekten Danışma kurulunu istiyor mu?

 

1- https://twitter.com/orcunmadran/status/223363550607970305

2 – https://twitter.com/orcunmadran/status/223372970184290305

3- https://twitter.com/orcunmadran/status/223371146412834816

 


12 Temmuz 2012

Posted In: özgürlükiçin, pardus

Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com