Avrupa’nın En Büyük Etkinliklerinden: FOSDEM


Bu yıl ilk kez Fosdem'e katıldım. Fosdem; Ocak ayında, Brüksel'de düzenlenen, 5000'den fazla katılımcısı olan (etkinlikte dağıtılan kağıtta 8000 yazıyordu), Özgür Yazılım ve Açık Kaynak dünyasının en büyük etkinliklerinden biri.

Fosdem gidip görmeyi çok istediğim etkinliklerden biriydi. Hazır vizem varken Fosdem'e katılmak harika olurdu ve öyle de oldu. Aslında Fosdem'de kısa konuşmaya başvurup, burs alarak katılmak gibi bir planım vardı. Google ve Fosdem'in sayfalarında burs verdiklerine dair bir şey göremedim. O süreçte bu konuşma üzerinden burslardan bahsedildiğini gördüm. Bir süre bekledikten sonra, listeye burs vermek isteyen bildiğiniz başka şirketler var mı? Ben bulamadım. diye yazdım. Fosdem'de gönüllü olarak çalışan Emanuil Tolev yardımcı oldu. Episkey Limited şirketi olarak bu yıl bir kişiye burs vermek istiyoruz dedi. Sonra özelden bir konuşma başlatarak bursu hallettik. Üstelik burs oldukça dolgundu (725€) ve geri ödeme şeklinde değil, etkinlikten önce aldım. Brüksel'de Cuma-P.tesi kalmayı istemiştim ama cuma gecesi ve pazar akşamı şeklinde oldu. Olsundu, etkinlik harikaydı :).

Kısa konuşma başvurum kabul edildi ama ben iptal ettim. Çünkü Outreachy sayesinde tanıdığım birkaç çekirdek geliştiricisiyle görüşme planı vardı ve aynı gün iki heyecanı kaldıramazdım :). Zaten Brüksel'de nefes almaya vaktim kalmadan geçeceği için bu konuşmayı başka zamana erteledim.

İlk gün ben olay mahallini kavrayıp, planladığım kişilerle görüşünceye kadar öğlen oldu. Etkinlik Brüksel Üniversitesi, ULB Kampüs'ünde birkaç binaya yayılmıştı. Binalar arasındaki mesafe çok fazla değil ama peş peşe sunumlara farklı binalarda girmeye yetecek kadar da değil.
İlk gün sunumlara yetişemiyorum yha diye bir miktar homurdandım ancak akşama kadar aynı binada olmaktansa arada başka binalara giderken temiz havayı solumak çok mantıklı :).

Yemek için H binasının ara geçişinden gidilebilen bir kafe var. Sandviçler 3€ ve büyük, ton balıklı olan çok güzeldi. Bir de kampüsün içerisinde karavanlarda satılan sandviç, kızartma, waffle ile yeme ihtiyacını karşılamak da mümkün. Aynı zamanda veganlar için açılan ayrı bir karavan var.

K binası ana bina, Main Track'ler orada yapılıyor ve büyük organizasyonların çoğu orada stand açıyor. Standlardan bardak, atkı, stres topu, polar hırka, havlu, şemsiye, çanta .. ne koymuşlarsa satın alarak organizasyonlara bağışta bulunabilirsiniz. Ben bursum bol olduğundan dilediğimce aldım diye düşünürken, Arda tüm standları topladı :). Arda, Open Media odasında sunum yaptı. Ben yine mükemmel zamanlamamla kaçırdım. Aslında kaçırmadım, ben gittiğimde kapının üzerinde kocaman FULL yazıyordu. Bir de Tuna arguman.org hakkında konuşma yaptı.

Fosdem'e yakın zamanlarda yapılan Fosdem Fringe adında bir oluşum var, farklı organizasyonlar kendilerine özel etkinlik düzenliyorlar. Gülçin Yıldırım Fosdem PGDay'de sunum yaptı, biz öncesinden Fosdem'de görüşmeyi planlamıştık. İlk günün akşamı etkinliğe katılan birçok Türkle görüşme fırsatım oldu. Bu da fotoğrafımız:

Sadece bu kadar değildik, ikinci gün üniversiteden arkadaşlarımla buluştum. Şu an Kartaca'da çalışan ekip, toplanıp Fosdem'e gelmişler. Onlarla görüşme fırsatı bulmak harikaydı. İkinci gün aynı zamanda Emanuil ile görüştüm. Bana burs vermiş olmaktan çok mutlu olduklarını söyledi.

Bunlar da etkinlikten aldığım tişörtler. Suse'li olanın üzerine sanırım PostgreSQL çantasının rengi geçti :(. Etkinlik günleri oldukça yağışlıydı, benim bile rengim geçmiş olabilir :p.


Bu da gördüğünüz gibi Perl'ün devesi :).


Katıldığım sunumlar ise pek az ama çevremi genişlettiğim bir etkinlik olduğu için hiç sorun değil. Benim hazırladığım program kayınca, katılmak istediğim sunumlarda da kocaman FULL yazınca Main Track'tekileri dinlemeye karar verdim. Ian Murdock'un anısına bir konuşma vardı, uçağa yetişmek için pazar öğleden sonra olmadığımdan katılamadım. Konuşmaların kayıtları aynı zamanda burada tutuluyor. Eski arşivlere bakmak isterseniz de burası.

Girdiğim sunumlardan en beğendiklerim, Libreboot ve Embedded POSIX OS oldu. Gnu Guile'ı çok merak ediyordum, baştaki sunumlara girmeyince sonradan katılmak biraz balıklama oldu. Gnu Guile bir programlama dili ve Fosdem'de organizasyonlar kendilerine Dev Room'lar ayırabiliyorlar. Gnu Guile'ın da bir odası vardı :).

Rspamd'yi tanıtan arkadaş projenin adımlarını çok güzel açıklamıştı. Fark ettim de, en çok alt seviye yazılımlarla ilgili şeyler dinlediğimde mutlu oluyorum.

Bir de aklınızda bulunsun, Brüksel'de taksiler çok pahalı. Gece on birde binip, 20 dk ancak yol gittik ve 50€ verdim. Gündüz de çok fark etmedi, 42€ verdim. Sonra sordum, lüks taksiye mi bindim acaba neden bu kadar pahalı? Tüm taksiler aşağı yukarı aynıymış. Dublin'de hava alanına gitmek için Air Coach'lar var ve 7-10€ arası. Taksiyle giderseniz hava alanı o kadar uzak olmasına rağmen merkezden tutan miktar 20€. Söyleyeceklerim bu kadar :p.

Fosdem, ücretsiz katılınabilen bir etkinlik. Eğer anahtar imzalamaya katılmayacaksanız etkinlik öncesi kayıt tarzı bir şey yapmanız gerekmiyor.

K ve H binasında Fosdem tişörtlerinden alarak ya da almadan Fosdem'e 25€dan başlayarak bağışta bulunabilirsiniz. Bu güzel etkinliğin bu şekilde devam etmesini istiyorsak, şirketler ya da bireyler olarak destekleyelim.

2 Şubat 2016

Posted In: brüksel, burs, etkinlik, fosdem, Gezegen, outreachy, Özgür yazılım

Red Hat’te Linux Çekirdeği Geliştiriciliği

Geçtiğimiz kış Outreachy'de Linux çekirdeği üzerinde, Red Hat'te çalışan Rik van Riel'in danışmanlığında staj yaptım.

Staj bitiminde Rik istersen Red Hat'te birkaç pozisyona başvur, ileride seninle birlikte çalışmak isterim dedi. Aslında birkaç sene daha Türkiye'de kalma kararımı Google görüşmesinden sonra vermiştim ama Red Hat'te çalışma düşüncesi de geri çevirilemez bir şeydi, o yüzden kabul ettim.

İlk önce jobs.redhat.com adresinde ilgimi çekebilecek olan işlere baktım. Rik deneyimli çalışan aradıklarını söyleseler bile, yeni başlayan pozisyonunda da iş bulabiliriz dedi. Open Stack, Sanallaştırma ve Arm işlemciler için çekirdek geliştirimi olarak 3 farklı pozisyona başvurdum. Bu üç pozisyon üzerinde de hiç deneyimim yok ancak daha uygun pozisyonlar bulamadım. Zaten onlar da deneyimi olmayan eleman alacaklarını biliyorlardı.

Open Stack ekibi İstanbul'dan taşınman gerekir, bu gibi durumlarda deneyimsiz geliştriciler yerine kıdemli olanları tercih ediyoruz ama sen şansını deneyip mülakatlara gir dedi. Sonrasında kıdemli elemana daha çok ihtiyaçları olduğunu belirttiler, diğer görüşmeleri yapmadık.

Sanallaştırma ekibi aynı zamanda Rik'in çalıştığı ekip. KVM ve Qemu'yu geliştiriyorlar. Sanallaştırma pozisyonu için öncelikle başlangıç görüşmesi yaptık. 2 hafta sonrasına gün belirleyip ilk mülakata girdim. En fazla teknik soruyu ilk mülakatta aldım, sorular zor değildi. Glassador'dan okuduğum kadarıyla Red Hat için soruları zor olmuyor yazıyordu. İlk görüşmede spinlock, zamanlama gibi temel çekirdek kavramlarından sordu. Yeni bir konu olsa da gerçek zamanlı algoritmalar üzerinde yorum yapmamı istedi. Üniversitede en sevdiğim dersler, staj projemde neler yaptığım, bir yamayı kabul ettirene kadar en fazla kaç sürüm gönderdiğim, stajda kabul edilen yamaların çekirdeğin kaçıncı sürümünde olduğu, Rik'le nasıl çalıştığım, kodlamaya nasıl başladığım .. şeklinde devam eden staj sürecimin her evresinden sorular aldım. Görüşme sonunda bir sonraki adıma geçtiğimi öğrendim \0/.

Sonraki adım 5 farklı mühendisle görüşmeyi içeren bir paket gibi. Bu görüşmelerin hepsi aynı günde olmak zorunda değil ve her biri yaklaşık 50 dk sürüyor.

Red Hat görüşmeleri Google'ınki kadar zor değil ve görüşme zamanlarını istediğimiz kadar geniş bir süreye yayamıyoruz. İki görüşme arasındaki süreyi Google pek önemsemezken, Red Hat'teki arkadaş senin yerine başka birini işe alabilirler, bu yüzden görüşmelere ne kadar erken girsen o kadar iyi demişti.

Diğer görüşmeler çok az teknik soru içeriyordu. Genelde stajda neler yaptığım üzerine konuştuk. Bir gün iki görüşmeye birden girdim. O akşam pek yorucuydu diyebilirim. Birde Google görüşmelerinde bu kadar heyecanlanmadım. Sanırım 3. görüşmeden sonra normal heyecanda konuşabildim.

Son görüşmeyi Rik'in içinde bulunduğu takımın yöneticisi olan bir kadınla yaptık. Tüm görüşmeler içindeki tek kadındı. Görüşebileceğim en yüksek mercideki kişiydi.

Son görüşme çok eğlenceli geçti. Bir iş görüşmesinden ziyade bir arkadaşımla konuşuyormuşum gibiydi. Teknik sorular yok denecek kadar azdı. Çanakkale'den, şimdiki işimden, neden çekirdek üzerinde çalıştığımdan, Türkiye'den taşınma durumumdan konuştuk.

Bu görüşmeden bir iki hafta sonra Red Hat'te işe alındığımı öğrendim, Brno'da çekirdek geliştiricisi olarak çalışacaktım.

Birkaç aydır pek iyi değildim, rahatsızlığım zirveye ulaştığında doktora gittim. Şimdilik çok ciddi bir rahatsızlığım yok ancak İstanbul'dan taşınmaya yetecek kadar da iyi değilim, ülkeyi değiştirmek zaten zor bir durum .. Ben bu kararsızlıklar içerisindeyken Red Hat'e de bunu söyledim, taşınmam 4 ay sürer, ben birkaç ay daha geciktirsem gitmeyi derken Red Hat'ten gelen maaş teklifi çok az oldu. Birde taşınma masraflarını zaten karşılamıyorlar. Bir iki firmadan duyduğum kadarıyla taşınma konusunda çok yardımcı olan yerler de var ..

Brno netten gördüğüm kadarıyla pahalı bir yer değil, ancak Red Hat'in €1k'nın biraz altında maaş teklif etmesine şaşırdım. Mezuniyetten sonra bir seneye yakın bir zaman evden çalıştım ve bu zamanı çok da fazla karşılık almayarak geçirdim. Başarılı projelere bu şekilde katkı vermek bir süreliğine benim için kabul edilebilir bir şey. Ancak bunu yurtdışındayken ve sağlığım da şuan için çok iyi değilken kabul etmedim.

Aslında Red Hat kabul etmediğimde evden çalışmayı teklif etti, kabul ettim ancak sonrasında yeni başlayanların bir sene boyunca ofiste çalışması gerektiğini ve ilk yıldan sonra evden çalışma izinlerinin olduğunu söyledi. Neticede maaş ve rahatsızlığım nedeniyle kabul etmemiş oldum. İk'daki arkadaşa Brno'da çalışmayı İstanbul'da birkaç sene çalıştıktan sonra olsaydı kabul ederdim, dedim. Daha sonraki bir zamanda eğer çalışmak istersem kendisiyle iletişime geçmemi istedi.

Bugünlerde kendime iyi bakıp, daha sağlıklı yaşayarak hayatımı düzene oturtmaya çalışıyorum. Zaten öğrenciyken de yaşama şeklimi değiştireceğim diyerek kendime bu sözü vermiştim. Ben bu sözü tutmaya başlamadan önce, vücudum bana uyarıyı verdi :p. Aslında çok önemli şeyler değil ama çok geç saatlere kadar uyanık kalmamak, az tuzlu yemek, sağlıklı beslenmeye çalışmak gibi okul temposundan sonra daha normal koşullarda çalışmayı düşünüyorum :).

Yurtdışına yine giderim, sonraki zamanlarda karşıma daha iyi koşullarda başka fırsatlar çıkar diye ümit ediyorum.

5 Ağustos 2015

Posted In: çekirdek, Gezegen, iş görüşmesi, linux, mülakat, opw, outreachy, Özgür yazılım, red hat, sanallaştırma

Linux Stajı Sonucunda


12 Mart sonunda Outreachy (OPW) kış dönemi stajları sona erdi. Ben bu süreçte bellek yönetiminde, THP (transparent huge page) kodları üzerinde çalıştım. Birlikte çalıştığım danışmanımın istersen bir süre daha birlikte çalışmaya devam edebiliriz demesiyle şimdi hala devam ediyorum :).

Staj sürecinde sadece okunur sayfalar, sıfır içerikli sayfalar (zero page, bellekte henüz eşleme yapılmamış sadece okuma isteği almış ve veri içermeyen sayfa) ve swap cache üzerinde çalıştım. Swapteki veriler için birini stajdayken diğeri stajdan sonra olmak üzere iki yama hazırladım. İkisininde ortak yanı do_swap_page kısmında takılıyor olmaları ^_^. Sistem bazen askıda kalıyor, bazen boot aşamasında bile bir panik oluyor gibi problemleri var hala. Koddaki sayaçların değerini daha iyi görebilmek için tracepoint yazdım. Tracepointi de ayrı bir yama olarak göndereceğiz. Askıda kalma problemleri için en iyi yöntemler ise serial console ya da netconsole kullanmak. Geçen gün Sarah Sharp'ın günlüğüne bakarken burada bir netconsole yazısı gördüm :). Askıda kalma olayı genelde spinlocklarda bir hata yaptıysak oluşuyor.

Outreachy'de, Linux Vakfı kendi stajerlerini 5 dakikalık kısa konuşma yapmak için Linuxcon'a davet ediyor. Ben Dublin'de olana katılacağım, Seattle'da olan biraz fazla uzak. Zaten bu ara hangi etkinliğe gitmek istesem hep Dublin'e denk geliyor, aslında ben mümkün olduğunca başka şehirler seçmeye çalışıyorum :).

Nisan başında lwn.net'te stajımla ilgili bir yazı yayınlayacaktık, yazının taslağı hazır, sanırım swaplerle olan işler bittikten sonra onları da ekleyip yayınlayacağız.

Bu staja alınmam benim için biraz sürpriz gibi oldu. Necdet hocanın hadi Ebru başvursana demesiyle başvurdum ve çok iyi oldu, çok da güzel oldu :).

Mezuniyetimden beri evden çalışıyorum, bu biraz değişik oldu. Muhtemelen bir ay daha evdeyim, sonra bir süre çekirdeğe ara verip başka işlere bakıp, sonrasında tekrar döneceğim :). Çekirdek üzerinde çalışmanın diğer alanlara göre daha fazla dikkat gerektirdiğini düşünüyorum. Çünkü bir yerde hata yaparsam o değişikliği geri almak daha uzun sürüyor, daha fazla şeyi kontrol etmem gerekiyor.

Staj sürecimde işini çok iyi yapan insanlarla birlikte çalıştım. Rik, 12 senedir Linux üzerinde çalışıyor. Bunun ilk duyduğumda bir yutkunma .. :).

Aslında üniversiteye başladığımdan beri hep işini çok iyi yapan, hayran olduğum insanlarla bir aradayım. "Harika insanlarla birlikte çalıştım" diyebilmek, bu hayattaki en güzel şeyler arasında ilk sıralarda yer alır. Çomü'de bilgi işleme gitmeye başladığımdan beri ben de bu sözü söyleyebiliyorum ve iş hayatında da böyle devam eder diye ümit ediyorum :).

26 Nisan 2015

Posted In: bellek yönetimi, çekirdek, comu, Gezegen, Gnome, linux, opw, outreachy, staj

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com